*CEVAP:*
?Bahrur-Raik sahibi derki: Bana zahir olan şu ki, bu husus Ebu Hanife’nin r.a. sözüyne göre kabrin yanında Kur’an okumanın kerahati vardır. Fetva ise, İmamı Muhammed’in r.a sözü üzere olup kabrin yanında Kur’an okumanın kerahati olmadığı şeklindedir. Hulasa isimli kitabta böyledir. (Bahrur-Raik: 5/246)
?CEVHERE: Ölü defnedilince kabrin yanında bir saat kadar oturmak müstehabtır. Yani bir deve kesilip eti taksim edilene kadar. Orda Kur’an okunur, ölü için dua eder.
?Ebu Davud’un Süneninde der: ‘Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, ölünün defnini bitirince, kabrin yanında durur ve şöyle derdi: “Kardeşiniz için istiğfar edin, Allah’tan onun için sebat isteyin, siza şu an o sual olunmaktadır.”
?İbni Ömer r.anhuma, kabrin (ölünün) üzerine definden sonra, Bakara Suresinin evveli ve son kısmını okumayı müstehab görürdü.
?Amr ibni As r.a, ölüm döşeğinde şöyle dedi: ‘Ben öldüğüm zaman, ağıtçım olmasın, ateş (mum, kandil v.s.) yakmayın. Beni defnettiğiniz zaman, üzerime azar azar toprağı serpin, sonra kabrimin etrafında halka olup bir deve kesilip eti taksim edilecek miktar oturun, taki size alışayım, Rabbimin elçilerine nasıl cevab vereceğime bakayım.’ (Cevhere: 1/429)
?SERAHSİ’NİN MEBSUT’U : Cenaze kabir yanında yere konunca, oturmakta besi yoktur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına, kendisi ile birlikte bir kabrin baş ucunda iken ayakta oldukları halde iken, bir yahudi: Biz de ölülerimize böyle yapıyoruz; deyince, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem kendisi oturdu ve ashabına dedi: “Onlara muhalefet ediniz.”
?İnsanların omuzlarından indirilmeden evvel, diğerlerinin oturmasının mekruh olması, ölünün yere konmadan evvel kişilerin yardımına ihtiyaç duyulmasından dolayıdır. Ayakta iken, bu yardım mümkün olur. Ölü yere konunca, artık yardım istemeye gerek kalmaz. İnsanlar ölüye ikram için gelmişlerdir, ölü yere konmadan evvel otururlarsa, bu durum ölüye eziyet olur, onu hafife almak olur. (Mebsut: 2/102)
?(MÜLTEKA ŞERHİ) MECMAUL ENHUR
İmamı Azam r.a. ölünün yanında Kur’an okumayı mekruh gördü, zira ölüler cifedirler (çürümüş etler). Aynı şekilde kabrin yanında oturmayı da mekruh görürü, zira bu da ölüye ihanettir.
❗İmamı Muhammed r.a. ise bunlara cevaz verdi, zira bunda ölü için menfaat vardır. Fetva Muhammedin söz iledir.
❗Zira hadisi şerifte Ayetel Kürsi, İhlas suresi, Fatiha suresi ve diğerlerinin kabir yanında okunması zikredilmiştir.
?Ehli sünnet vel cemaatin gittiği görüşte, kişi amelinin sevabını başkasına verebilir. Süfyan-ı Sevri’nin haber verdiğine göre Muhammed ibni Hanife, İbni Abbas r.anhuma üzerine namaz kıldı, dört tekbir aldı (cenaze namazı kıldı), sonra onu kıble tarafından kabre girdirdi, üzerine üç gün çadır gerdi. Bundan anlaşılan, çadır konmanın sadece Kur’an okumak için olduğudur.
?İşte bu zikrettiklerimiz, Hanefi Mezhebinin en makbul kitablarından bazılarıdır. Ölüye Kur’an okumanın fayda vermeyeceğini, kabrin başında oturmanın doğru olmadığını söyleyenler, sadece akıl aldıkları vehhabi ve selefi reformcu kişilerin borazanlığını yapmak tadırlar, ilmi bir hazırlıkları yok. Şayet ilimden nasibleri olsa, şu açıklamalara benzer bir yorum getirirler de sonra kendilerinin buna uymadığını söylerler, ama bunu yapamazlar, zira o zaman millet bunlara itibar etmez.
Allahu teala bizleri ehli sünnet yolundan ayırmasın…..Âmîn!