Kategori arşivi: Namaz

Hiç kaza namazı olmayan kişi kaza namazına niyet edebilir mi?

Gerek hiç terk etmeyerek, gerekse kazaları kılıp bitirerek buluğ çağından itibaren bütün namazlarının tam tekmil olarak kılınmış olduğundan emin olan kişilerin kaza namazı kılmalarını bir mahsur yoktur.

ANCAK üç şeye dikkat etmeleri gerekir:

1) Nafile namaz kılmak mekruh olan vakitlerde kılmamak

2) Her rekatta fatiha ile beraber zammı sure okumak. (gerçekten kazaları yoksa bu namazlar nafile namaz olup, müstehab vakitlerde kılınmaları gerekir ve bütün rekatlarında kıraat farz, zammı okumak vacip olur.)

3) Akşam namazı ile vitir namazına bir rekat daha ilave ederek dört rekat kılmak (üç rekatlık nafile olmaz)

(Namazın önemi ve Hükümleri)

Erkek altın yüzükle namaz kılarsa namazı iade etmesi gerekirmi?

Namazın vaciplerinden birinin kasıtlı olarak terk edilmesi gibi, namazla ilgili olan bir fiil sebebiyle namaz içerisinde işlenen tahrimen mekruh olan bir günahtan dolayı namazın iadesi vacip olur.

??Fakat namazla ilgili olmayan bir fiil sebebiyle namaz içerisinde işlenen günahtan dolayı namazın iadesi gerekmez.

(Ismail Hakkı Yelkenci hc.)

Namazda 1.secdemi farzdır 2.secdemi?

Namazın kılınış şekli hususunda Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.s.)“Beni nasıl namaz kılarken görüyorsanız, siz de öyle namaz kılınız” buyurmuştur. [Buhari, Sahih, Ezan, 18, Hadis no: 605, 1/226; Ahmed b. Hanbel, Musned, 5/53; Dârakutnâ, Sünen, Salât, H. no: 10; 1/346; İbn Hibbân, Salât, H. no: 2131, 5/503; İbn Hüzeyme, Sahih, Salât, 48; 1/206]

Bu sebepledir ki Peygamber Efendimiz (s.a.s.) namazlarını iki secde ile edâ ettiğine göre namazlarda secdelerin her ikisi de farzdır.

Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır: 
O iki secde Şeytan’a karşı tavır içindir.” [Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/87; Müslim, Sahih, Mesâcid, 88; Ayrıca bkz. İbn Mâce, Sünen; Ebu Davud, Sünen; Nesai, Sünen; İbni Hibbân, Müsnedü’s-Sahih]

Bu hadis-i şerifi izah sadedinde denilmiştir ki; secdeler, Şeytan’a olan muhalefet ve karşı tavrı onun burnunu sürtecek şekilde ortaya koymak için ikidir. Ona secde etmesi emredildi, o etmedi. Biz onun bu tavrına karşılık iki defa secde ediyoruz.

Bazı âlimler bu meseleyi şöyle te’vil etmişlerdir: Secde eden kimse, birinci secdeyle topraktan yaratıldığına, ikinci secdeyle de tekrar toprağa döneceğine işaret eder.

Nitekim Allah Teâla: “Sizi yerden (topraktan) yarattık, (ölümünüzden sonra) yine ona döndüreceğiz. Hem de ondan sizi bir kere daha çıkaracağız” buyurmuştur. [Tâhâ suresi, 55]

(ismail Hakkı Yelkenci hc)

Parmak çıtlatmanın hükmü nedir?

Namaz içerisinde ve Namaza hazırlanma esnasında’da (örnek; camiide namaz için cemaati bekleme veya evden camiiye namaz için yönelme esnaları.. ) bu süreçlerde mânen namaz kılıyor gibi değerlendirildiğinden dolayı hem namaz içerisinde hemde bu süreçlerde parmak çıtlatmak tahrimen mekruhtur!

Bu üstdeki hallerin dışında bir rahatsızlığından sebep, parmak çıtlatmak’da ise bir mahsur yoktur.

Herhangi bir ağrı olmadığı halde, sebepsiz yere, alışkanlığından dolayı çıtlatmak ise tenzihen mekruhtur!

Farklı mezhebdeki kişilerin namazda birbirlerine uymaları sahihmi?

Mezheb değişikliği iktidaya (uymaya) engel değildir.

Yeter ki imam olan zat, namazın şartlarına ve rükünlerine riayet etsin. Şöyle ki: Müslümanların fıkıh bakımından mezhebleri değişik olsa da, esasta bir olduklarından birbirlerine uyabilirler.

Bu hususta en faziletli olan, her müslümanın kendi mezhebinde bulunan bir imama uymasıdır. Bu olmayınca, diğer bir mezhebde bulunup da namazın farzlanna riayet eden herhangi bir imama uyulması, yalnız başına namaz kılmaktan daha faziletlidir.

Şu kadar var ki, bir müslim kendi mezhebine göre namazı bozacak bir şeyin böyle bir imamda bulunduğunu görüp bilirse, ona uyması sahih olmaz;

bir Hanefinin, burnundan kan aktığı halde abdestini yenilemeden imamlığa geçen bir Şafiîye uyması” gibi…

Öğlenin sünneti ne zaman kaza edilir?

Cumanın ve öğlenin ilk sünneti; hutbeye veya (farz için) cemaate yetişebilme gibi bir mâzeretle farzdan önce kılınamadıklarında, farzdan sonra fakat son sünnetten önce veya sonra (vakit içinde) kaza edilirler.

(Namazın önemi ve hükümleri /A. Karamustafaoglu)

Namazda dil ile niyet şart mıdır?

• Kalpteki niyete lisanın telaffuzunu da katmak, bazı alimlere göre müstehap, mutasavvıflara ve bazı fakihlere göre ise (niyet kalbin ameli olduğu için) bidattır (sünnete muhaliftir).

• Ancak kalbini toparlayamayan kişi hakkında bu mubahtır.

• Resulüllah (sav)’den; namaz kılarken “şu namazı kılıyorum” dediği hakkında, hiçbir sahih veya zayıf haber bulunmadığı gibi, sahabe ve tabiinden de böyle bir nakil sabit olmamıştır.

• Allah Resulü hakkında; “namaza kalktığında tekbir alırdı” ifadesi nakledilmiştir.

• Bazı fakihler de lisanla telaffuzun, kalbin amelinin tahkiki olduğunu ve vesveseyi kestiğini söyleyerek mubah olduğuna hükmetmişlerdir.

• Hz. Ömer’in (ra) namazda lisanla niyet edeni uyardığı nakledilmiş, fakat bu uyarının aşikâr niyet için olduğu gizli söylemekte bir beis olmadığı bildirilmiştir.

Tenbih: Kalbi hazırlamaktan aciz olunduğu zamanlarda (bir çok kişide olduğu gibi) lisanla niyet etmek kalbe vekâleten kifayet eder.

(Namazın önemi ve hükümleri/ A. Karamustafaoglu)

Tuvalette iğne ucu kadar sıçrayan idrar zerreleri namaza engel midir?

✳️idrar, necâset-i galîza yani hafif olmayan türden bir pisliktir.

✳️Namaz kılan kimsenin bedeninde, elbisesinde veya namaz kıldığı yerde avuç içi kadar bir alana idrar bulaşsa elbette kıldığı namaz geçerli olmayacaktır. Dolayısıyla bunu temizlemek veya elbiseyi değişmek şart olmuştur.

✳️Ancak Müslüman ihtiyacını giderme esnasında bulaşma olmasın diye dikkat etse de -zaten etmek zorundadır- bazen idrardan zerreler halinde üzerine sıçramalar gelir ve bundan kaçamaz.

✳️Böylesi bir durumdan sakınmak epey zor olduğu için bu iğne ucu kadar serpintiler dinen affedilmiş, elbise ve beden hükmen temiz sayılmış olup bununla kılınan namaz geçerlidir.

Fildişinden yapılma aksesuar taşıyan kimsenin namazı olur mu?

Bütün hayvanların diş, tırnak, yün, kemik ve boynuzları temiz kabul edilmiştir.

?Üstelik bu hayvanlar murdar (lâşe) olsalar dahi hüküm böyledir. Çünkü bunlar, kendisine ölüm tesir etmeyen tipte organlardır.

?Domuz ise bütün bedeni necâset olduğundan istisna edilmiştir. Fil hakkında ise sahih olan görüş onun domuz gibi değil, diğer hayvanlar gibi olduğudur.

?Tâbînin büyüklerinden imam Zührî şöyle buyurmuştur: “Ben, fildişinden tarak kullanan ve yağdanlığı olan geçmiş büyük âlimler gördüm. Nitekim bunda bir mahsur da gormıiyorlardı.

?Netice itibariyle fil, eti yenmeyen bir hayvansa’da -velev ki murdar olarak ölmüş olsun- dişlerinden yapılma aksesuarı taşımak namaza mani değildir!