Kategori arşivi: Abdest

Gözdeki lens abdeste engel midir?

?️Gözün içinin yıkanması ne abdestte, ne de gusüldefarz değildir.

?️Hasan bin Ziyâd’dan “İmam Azam’a (Allah onlara rahmet etsin) gözün içinin yıkanması sorulduğunda onun buna hayır cevabı verdiği” rivayet edilmiştir.

?️Üstelik gözün içine su vermekte sağlık açısından büyük zarar vardır. Hatta kör bir kimsenin dahi abdestte veya gusülde gözünü yıkama zorunluluğu yoktur.

Dolayısıyla günlük olarak olsun, ya da uzun süreli olsun kontak lens ve benzeri göz içine uygulanan eşyayı kullanmak abdeste de, gusle de mani görülmemiştir.

(Alıntı ; Ismailağa Fetva kurumu)

Abdestinin bozulup bozulmadığından şüphelenen kişi ne yapmalıdır?

? Abdest aldığından emin olan kimse aldığı bu abdestin sonradan bozulduğu noktasında şüpheye düşmüşse abdestine itimat eder, şüphelenmesinden ötürü yeniden abdest alması gerekmez.

➡️Çünkü burada “kesin olan bilgi, şüpheyle ortadan kalmaz” kuralı geçerlidir. Nitekim abdest aldığından emin olan bu kişide abdestin var olduğu kesin bilgidir. Şüphelendiği şey ise aldığı abdestin sonradan bozulup bozulmadığıdır. Bu ise kesin olan abdeste zarar vermeyecektir.

? Yalnız bu hüküm, abdestinin bozulduğundan şüphelendiği sürece böyledir. Yoksa bu kimse bir şekilde abdestinin bozulduğundan emin olursa artık abdest almalıdır.

(Ismailağa Derneği)

Abdest alıp almadığından şüphe eden kimse ne yapmalıdır?

? Bir kimse ‘Benim abdestim yoktu. Acaba sonradan abdest aldım mı?’ şeklinde bir düşünceye kapılırsa onun yapacağı şey abdest almak olacaktır.

➡️Çünkü kesin olan bilgi, şüpheyle ortadan kalkmaz. Nitekim burada kişinin şüphe duyduğu şey abdest alıp almadığıdır. Emin olduğu ise öncesinde abdestsiz olduğudur. Böylelikle abdest aldığı şüphesi, kesin olan abdestsizlik durumunu değiştiremez. Dolayısıyla bu kişi şüphesine göre değil, kesin olana göre hareket edip abdest almalıdır.

(Ismailağa Derneği)

Deriye ve tırnaklara sürülen/takılan maddeler abdeste engel olur mu?

Abdest uzuvlarındaki deriye ve tırnaklara sürülen maddeler, eğer tabaka oluşturup yıkanması farz olan yerlere suyun ulaşmasına mani oluyorsa alınan abdest geçerli olmayacaktır.

Buradan hareketle oje, takma tırnak, deriye veya tırnak üstüne uygulanan yapıştırmalar/dövmeler hem namaz abdestine hem de gusle engel olacaktır.

Ancak sargı, alçı, platin gibi kişinin sağlığına kavuşması için önem arz eden bir takım aletlerin takılması abdeste veya gusle engel teşkil etmez. Çünkü bu, zaruri bir durumdur. Onların altına suyun ulaşmamasına bakılmaz.

(Ismailağa Derneği)

Vücudunda sargı olan kimse nasıl abdest almalıdır?

✨Şayet vücudunda bulunan sargıyı çözmek yaraya zarar veriyorsa veya suyun yaraya temas etmesi yaranın iyileşmesini geciktiriyorsa sargı çözülmez.

✨Sargının altındaki yaranın etrafinı da yıkaması gerekmez.

✨Sargının dışındaki açık bulunan yerleri yıkar.

✨Nitekim Peygamber Efendimiz (Sallallûhu Aleyhi ve Sellem) den gelen bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur:

“Hazreti Ali (Radıyallâhu Anh), Uhud savaşında sancağı taşıyan kolu kırılınca Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e bu durumu arz eder. Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) de ona; ‘Sancağı sol eline al ve kolundaki sargılar Üzerine mesh et’ diye cevap verir.”

Hadisi Şerif

(Ismail Ağa fıkıh kurulu)

Hangi uyku abdest bozar?

? Hanefî mezhebinde abdesti bozan uyku; kalçanın yere iyice oturmadığı veya yan üzere yaslanarak ya da her hangi bir şeyin üzerine kapanmış olarak uyumaktır.

? Çünkü yan üzere yatmak ve benzeri hâller mafsalların gevşemesinin sebebidir.

??Ancak kalçasını yere, bir bineğin sırtına ve buna benzer bir zemine yerleştirmiş olarak oturup uyuyan bir kimsenin abdesti bozulmaz.

? Herhangi bir şeye yaslanıp, yaslandığı bu şey çekildiği takdirde düşecek olursa ve kalçaları da yerde değilse, abdesti bozulur. Çünkü bu şekilde bir yaslanma ile gevşeme hâli, nihaî noktasına ulaşır.

NAMAZDA ISE; kıyamda, rükûda veya sücutta iken veya namazın dışında bu hâllerde iken uyumak ile abdest bozulmaz. Çünkü nisbeten kendisini tutmak özelliği devam etmektedir. Çünkü tutmak özelliği olmasa idi düşerdi, dolayısıyla tam bir gevşeme hasıl olmaz. Buna dair deliller bir takım hadislerdir ki;

İbni Abbas’ın rivayet ettiği Şu hadis onlardan birisidir: “Secde hâlinde iken uyuyan bir kimse, yanı üzere yatmadığı sürece abdest gerekmez. Yan üzere yattığı takdirde ise mafsalları gevşemiş Olur.” (Ahmed bin Hanbel rivayet etmiştir, Neylü’l-Evtâr, I, 193.)

(alıntı; İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

Denizden namaz abdesti veya gusül alınabilir mi?

?Deniz, dinen temiz bir su kaynağı olduğu gibi bunun yanı sıra necis(pis) olan eşyayı da temizlemek için kullanılabilecek bir su çeşididir.

?Dolayısıyla hem temizdir, hem de temizleyicidir. Üstelik deniz suyu, hakiki(hissî) kiri temizleyebildiği gibi abdestsizliği ve cünüplüğü de gidericidir.

?içme suyundan bu noktada bir farkı yoktur. Denizden alınacak olan abdest veya gusül elbette geçerli olacaktır.

?Nitekim Ebû Hureyre (42)dan şöyle rivayet edilmiştir: Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Onun(denizin) suyu temiz vetemizleyicisir.”

(Alıntı : Ismail ağa derneği)

Abdest alırken çenenin ve çene altının yıkanması farz mıdır?

Abdest ayetinde vücûh ifadesi geçmektedir. Bu da lügatte “muvâcehe” ile aynı kökten gelir.

Yani bir kimsenin karşısından yüzüne bakıldığı zaman neresi gözüküyorsa abdestte o bölgenin yıkanması şarttır.

Bu kapsamda hem kadınlar hem de sakalı sık olmayan erkekler çenelerini yıkamak zorundadırlar.

Ancak çenenin boyuna doğru uzanan alt kısmı ise yüz bölgesi dâhilinde sayılmadığından ve karşıdan bakıldığında gözükmediğinden dolayı yıkanması şart değildir.

Bkz. “el-Fetava’I-Hindiyye”, 1/5, el-Aynî. Minhatü’s-SüIük fi şerhi Tuhfetü’I-MüIük, s:52

(Alıntı : Ismail ağa derneği)

Meyve yerken dişinde az bir kan görenin abdesti bozulmuş olur mu?

?Abdesti bozan etkenlerden birisi de vücuttan kanın çıkıp akmasıdır.

?Meyve ısırıldığı zaman, meyveye bulaşmış olan kanla abdest bozulmuş olmayacaktır.

?Zira kan ve irin gibi şeylerin abdesti bozması için akıcı olması gerekir.

?Nitekim meyve ısırıldığı zaman görünen kan çoğu kere akıcı olacak miktarda değildir. Bu sağlıklı olan insanlarda böyledir. Yoksa kişinin diş etlerindeki rahatsızlıktan ötürü kan akıcı olacak kadar çok çıkarsa abdesti bozulur.

(Alıntı : Ismail ağa derneği)