?Ayakta durmaya gücü yeten kişinin teravihi oturarak kılması müstehap olmamakla beraber caizdir.
?Fakat diğer nafileler de olduğu gibi ayakta kılmanın yarı sevabı alınır.
(Namazın önemi ve hükümleri / syf.: 366)
?Ayakta durmaya gücü yeten kişinin teravihi oturarak kılması müstehap olmamakla beraber caizdir.
?Fakat diğer nafileler de olduğu gibi ayakta kılmanın yarı sevabı alınır.
(Namazın önemi ve hükümleri / syf.: 366)
?Teravihte ve diğer nafile namazlarda her iki rekatın kıraatlerinin eşit olması faziletlidir.
?Fakat 1. Rekatın kıraatinin ikinci rekatın Kıraatinden uzun olmasın da bir beis yoktur.
?Ancak ikinci rekatın kıraatinin birincisinden uzun olması müstehap değildir.
(Namazın önemi ve hükümleri : syf.366)
?Teravih vaktin sünnetidir; yoksa orucun sünneti değildir. Onun için hasta ve yolcu gibi oruç tutmak zorunda olmayanlar için de Teravih namazını kılmak sünnettir.
?Akşam üzeri hayızdan veya nifastan temizlenen bir müslüman kadın veya İslam dinini kabul eden bir kimse hakkında da o gece teravih namazını kılmak sünnettir.
(Islam Ilmihali Teravih Babı : 243)
?Teravih : dinlenmek istirahat etmek manasında olan ‘terviha’ kelimesinin cemisi’dir (çoğulu).
?Bütün ramazan boyu yatsı namazından sonra (oruç tutmasalar bile) ister erkek ister kadın tüm Müslümanlar hakkında müekked bir âyni sünnet olan 20 rekatlık gece namazına, (her 4 rekattan sonra oturup istirahat etmek müstehap olduğu için) teravih namazı denilmiştir.
?Teravih namazı, sekiz rekat ve yirmi rekat kıldığı rivayet edilen Resulallahın (sav) sünnetidir. Beyhaki, sünen-i Kübrasında, Abdullah b. Abbasın (ra), Resulallahın (sav) ramazanda vitirden başka yirmi rekat namaz kıldığını bildirdiğini nakletmiştir.
?Hz Aişe (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (ramazan’da bir gece) mescidde Nafile namaz kılmıştı. Birçok kimse de onunla ona uyarak namaz kıldı.
?Sabah olunca : “Resulallah geceleyin mescidde namaz kıldı” diye konuştular.
Ertesi gece de namaz kıldı. Halk yine bunu konuştu, katılacakların sayısı iyice arttı. Üçüncü gece’de Mescit kendilerine alamayacak kadar halk toplandı. Ancak Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) yanlarına çıkmadı.
?Sabah olunca’da: “yaptığınızı gördüm, size çıkmam’dan beni alıkoyan şey namazın sizlere fazla olmasından korkmamdır” dedi. Oşte bu Hadise Ramazan’da cereyan etmişti.
?Başka bir hadis-i şerifte söyle buyurulmuştur: ” Allah size ramazan’ın orucunu farz kıldı, ben de onun gecelerinde kâim olmanızï size sünnet kıldım.”
?Ebu Hureyre (radiyallahu anh)den rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim ramazanın faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Teravih namazını kılarsa geçmiş günahları bağışlanır.”
?Yukarıdaki ve benzeri hadisi şerifleri binâen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve sellem)in fiilî sünneti olan terâvih namazı: “Benim sünnetime ve raşid ve hidayete ulaştıran halifelerimin sünnetine yapışın (sarılın), azı dişlerinizle tutunun” hadis-i Şerifi ile de kavli (sözlü) bir sünnetdir.
?Hulefâyi Raşidinin birincisi olan Ebubekir (radiyallahu anh’ın) hilafeti zamanında (2 sene 3 ay 10 gün) İslam’ın devam ve bekasına tehdit eden irtidât (dinden çıkma) meseleleriyle meşgul olmak başka şeylerle uğraşmaya zaman bırakmamıştı.
?Fakat ikinci halife Ömer (radıyallahu anh) mescid’de kimi insanların tek tek kıldığını, kiminin tek kılarken ona bir takım insanların uyduğunu görünce insanları toplamış ve Ubey b. Kab (radıyallahu anh)ın imamlığın da teravihi cemaatle kıldırmaya başlamıştır.
?Hz Ömer Radıyallahu vahyin sona ermesi ile Teravih namazını farz olmayacağın’dan emin olduğu için halkı cemaatle kılmaya teşvik etmiş ve sahabenin hepside kendisine muvafakat etmiştir.
?Hz Ömer ve Hz Osman’ın (ra)ın hilafetleri döneminde 20 rekat kılınan teravih namazının her rekatında, yaklaşık yüzer ayeti kerime okunuyor ve yorgunluk sebebi ile cemaatin bazıları bastonlara dayanıyordu.
?Hz Ali’nin de (radıyallahu anh) halifeliği yıllarında bir zata 20 rekat teravih kıldırmasını emrettiği bildirilmiştir.
?Ebu Yusuf İmam Azam Ebu Hanife’ye teravihi ve Hz Ömer’in (ra) fiilini sormuş, O da şöyle cevap vermiştir: “teravih sünnet i müekkede’dir, Ömer onu kendiliğinden ortaya çıkarmamıştır bu hususta bidat’da işlememiştir. Onu sadece elindeki bir esasa ve Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)den aldığı bir bilgiye istinaden emretmiştir.”
?HULÂSA: Hz Ömer’in (ra) hilafeti zamanında cemaatle kılınmaya başlanan teravih namazı ondan sonraki halifeler de dahil olmak üzere günümüze kadar hiçbir inkar edicinin inkarı olmadan kılına gelmiştir.
?Hanefi Şafii ve Hanbeli müçtehitlerine göre yirmk rekat olan teravih namaza malikilere göre otuzaltı rekattır.
(Namazın önemi ve hükümleri / syf.:363)
?Teravih namazını kılacak kimsenin, teravih namazına veya vaktin sünnetine veya gece ibadetine niyet etmesi ihtiyat bakımından daha uygundur.
?Kayıtsız olarak “namaza” veya “nafile namazına” niyet edilmesi de birçok fıkıh alimlerine göre caizdir.
(Islam ilmihali / Teravih Babı: 232)
? Yatsı namazını kıldıktan sonra “Allah rızası için namaz kılmaya” veya “teravih kılmaya” diye niyet edilerek kılınır.
?her selamdan sonra niyet etmek gerekmez, çünkü 20 rekatın hepsi bir namaz hükmündedir.
? her rekatında zammı sure okunur.
? ister 2 ister 4 rekatta selam verilsin her oturuşta salavat duaları okunur ve ayağa kalkınca da subhaneke den başlanır.
? Teravih namazı cemaatle kılınırsa vitir de cemaatle kılınır.
?Teravih namazını tek selamla kılmak kerahetle caiz dir. 4 rekatta bir selam vermek mekruh olmamakla beraber gece nafilesi olduğu için en faziletli olan her iki rekatta Selam vermektir.
?Sekizde, onda veya yirmi rekatta bir selam vererek bitirmek de caizdir. Fakat böyle kılmak mekruh sayılmaktadır.
?iki rekatda bir selam verilince tam akşam namazının son sünneti gibi kılınır.
?Dört rekatta bir selam verilince, tam yatsı namazının dört rekat sünneti gibi kılınır.
(Namazın Önemi ve Hükümleri /syf.: 364)
(Islam ilmihali / Teravih Babı: 233 / 234)