?Dârülislâm’da bulunan kişinin, dinin kesin hükümlerini bilmemesi, başlı başına günah sayıldığı için, böyle bir kişinin bu tür hükümleri bilmemesi, mazeret olarak kabul edilmemiştir.
?Aksi halde günahtan aklanma gerekçesi olarak başka bir günaha dayanılmış olur. Bu hususu vurgulamak üzere Zerkeșî bilgisizliğin mazeret sayılmasının bir kolaylık hükmü olduğunu, yoksa bizâtihi cehle bağlanan bir sonuç olmadığını belirtir ve
İmam Şâfiinin şöyle dediğini nakleder; “Eğer cahil cehlinden ötürü mâzur sayılsaydı bilgisizlik İlimden üstün tutulmuş olurdu”
(El-Menşûrfi’I-kavâ H, II, 16-17).
İnsanların, işlediği hayırlı amelleri tahkiki bir bilgi ile yapmaları hâlinde alacakları sevap, taklidi olarak yapılan bir amelden daha fazladır.
Aynı şekilde bilerek İşlenen bir günahın cezası ile günah olduğunu bilmeden işlenen günahın cezası da bir değildir.
?Bununla beraber, kişi öğrenmesi gereken bir bilgiyi, ihmalinden dolayı Öğrenmemiş ve bundan dolayı günaha girmiş İse, sorumluluğu da azalmayacaktır!
(Alıntı ;İsmail Hakkı Yelkenci hc.)