Fitre kimlere verilir?
CEVAP:
Fitre, zekat verilebilen herkese verilir.
Zekat verilemeyenlere (usul, furuya ve zengine) verilmez.
Fitre kimlere verilir?
CEVAP:
Fitre, zekat verilebilen herkese verilir.
Zekat verilemeyenlere (usul, furuya ve zengine) verilmez.
Fitre miktarı ne kadardır?
CEVAP:
Hanefi mezhebine göre fıtır sadakasının miktarı; buğdaydan verilmek istenildiği zaman yarım sâ’, arpa, hurma ve kuru üzümden ise 1 sâ’ dır.(1)
❗(2019 fitre miktari; en az 23 tl dir.)
?İmamı Ebu Yusuf’a göre fakirin ihtiyacının giderilmesi hususunda buğday unu buğdaydan, para da undan daha hayırlıdır.
Zira fıtır sadakasının hikmeti fakirin ihtiyacını gidermektir. O halde fakirin ihtiyacı en çok neye varsa fıtır sadakasını ondan vermek en uygun olanıdır.
❗Günümüzde fakirin ihtiyacını en iyi karşılayan para olduğuna göre fıtır sadakasını para olarak vermek gerekiyor. Imam-ı Ebu Yusuf’un bu görüşü günümüz değerleri içerisinde ihtiyata en muvafık (denk) olanıdır.
Sadaka-i fıtır ne zaman vacip olur?
CEVAP:
Hanefi mezhebine göre sadaka-i fıtır bayram sabahı fecrin doğuşu ile vacip olur. Bu hususta gelen emir geniş zamanlı bir vacibiyet ifade etmektedir .Bu yüzden sadaka-i fıtrı ölmeden önce herhangi bir zamanda vermek yeterli olur. Ancak bayram namazına gelmeden önce ödemek müstehaptır.
?Bunun dışında Ramazan’ın başında verebileceği gibi Ramazandan bir yıl veya on yıl sonra da edâ olarak verebilir.
?Ramazandan önce verilirse geçerlidir. (Buyuk İslam İlmihali)
Ancak Ramazan’dan önce vermenin caiz olmayacağına dair görüş de vardir. (Damat Efendi, Mecmeu’l Enhur, 1/226)
❗Bu yüzden en ihtiyatlısı fitreyi Ramazanda vermektir.
Şafi mezhebine göre, fıtır sadakası dar vakitli bir ibadettir. Bayram akşamı güneşin batışından sonra vacip olur. Ramazan’ın birinci gününden itibaren verilebilir. Ancak Bayramın birinci günü güneşin batışına kadar mâzerete binaen geciktirilebilir. Mazeretsiz Bayramın birinci günü güneşin batışına kadar geciktirmek veya güneşin batışından sonraya bırakmak haramdır.
Bir erkek kendi geçimi altındakilerin yani zevcesinin, evladının ve anne- babasının fitresini vermekle yükümlü müdür?
CEVAP
Nisaba malik olan bir Mümin kendisine fitre vacip olduğu gibi, bakmakla yükümlü olduğu kimselerin fıtır sadakasını ödemesi de vaciptir. Bunlar;
1. Buluğ çağına erişmeyen çocukları.
2. Akıl hastası olup ta buluğ çağını geçen çocukları.
?Bir kimse, kendi hanımının ve akıl sağlığı yerinde büyük evladının fitresini vermekle yükümlü olmaz.
❗Çünkü bunlardan her biri kendi başına tasarruf hakkına sahib mükellef kimselerdir. Onun için bunlardan her biri nisaba malik ise, zekatını kendi malından vereceği gibi, fıtır sadakasini de kendi malından vermekle yükümlüdür. Aynı zamanda sadakalarda bir ibadet manası vardır. Koca, zevcesine ait bir ibadet görevini yüklenmek için evlenmemiştir.
?Bir kimse, zevcesinin veya büyük yaştaki evladının fitrelerini onların izinleri ile kendi malından verecek olsa yeterli olur.
❗Bunlar kendi idaresinde ve geçimi altında bulundukları takdirde izinleri olmaksızın vermesi de yeterlidir. Çünkü bu durumda adet bakımından izin var sayılır. Aile arasında bulunan diğer şahıslar hakkında da hüküm böyledir. Gerçek yönden veya adet bakımından izin gereklidir. Çünkü fitre sadakasında niyet bulunmalıdır, niyetsiz verilemez. Böyle bir izin ise, niyet yerine geçer.
( İmam Şafiî ‘ye göre, zevcenin fitresi, kendisi zengin olsa bile, kocasına aittir.)
?Bir kimse, kendi geçimi altında bulunsalar bile, babasının ve annesinin fitre sadakasını vermekle yükümlü değildir.
?Baba fakir olduğu halde mecnun ise, fitresini vermek zorundadır.
Fitre kimlere vaciptir?
CEVAP:
Hanefi mezhebine göre sadaka-i fıtırın vücubunun şartları ikidir.
1. Müslüman olmak
2. Asıl ihtiyaçlarından fazla nisap miktarı mala sahip olmak.
Asıl ihtiyaç: Kişinin ve bakmakla yükümlü olduğu şahısların, barınma, yazlık-kışlık elbise, bineği (araba), silahı ve yiyecekleridir.
?Müslüman bir kimse bu malların dışında nisap miktarına sahip olur ve bayram sabahına ulaşırsa fıtır sadakasını vermesi vacip olur.
FITRE ILE ILGILI SORULAR
SORU 91:
Fitre kimlere vaciptir?
CEVAP:
Hanefi mezhebine göre sadaka-i fıtırın vücubunun şartları ikidir.
1. Müslüman olmak
2. Asıl ihtiyaçlarından fazla nisap miktarı mala sahip olmak.
Asıl ihtiyaç: Kişinin ve bakmakla yükümlü olduğu şahısların, barınma, yazlık-kışlık elbise, bineği (araba), silahı ve yiyecekleridir.
?Müslüman bir kimse bu malların dışında nisap miktarına sahip olur ve bayram sabahına ulaşırsa fıtır sadakasını vermesi vacip olur.
SORU 92
Bir erkek kendi geçimi altındakilerin yani zevcesinin, evladının ve anne- babasının fitresini vermekle yükümlü müdür?
CEVAP
Nisaba malik olan bir Mümin kendisine fitre vacip olduğu gibi, bakmakla yükümlü olduğu kimselerin fıtır sadakasını ödemesi de vaciptir. Bunlar;
1. Buluğ çağına erişmeyen çocukları.
2. Akıl hastası olup ta buluğ çağını geçen çocukları.
?Bir kimse, kendi hanımının ve akıl sağlığı yerinde büyük evladının fitresini vermekle yükümlü olmaz.
❗Çünkü bunlardan her biri kendi başına tasarruf hakkına sahib mükellef kimselerdir. Onun için bunlardan her biri nisaba malik ise, zekatını kendi malından vereceği gibi, fıtır sadakasini de kendi malından vermekle yükümlüdür. Aynı zamanda sadakalarda bir ibadet manası vardır. Koca, zevcesine ait bir ibadet görevini yüklenmek için evlenmemiştir.
?Bir kimse, zevcesinin veya büyük yaştaki evladının fitrelerini onların izinleri ile kendi malından verecek olsa yeterli olur.
❗Bunlar kendi idaresinde ve geçimi altında bulundukları takdirde izinleri olmaksızın vermesi de yeterlidir. Çünkü bu durumda adet bakımından izin var sayılır. Aile arasında bulunan diğer şahıslar hakkında da hüküm böyledir. Gerçek yönden veya adet bakımından izin gereklidir. Çünkü fitre sadakasında niyet bulunmalıdır, niyetsiz verilemez. Böyle bir izin ise, niyet yerine geçer.
( İmam Şafiî ‘ye göre, zevcenin fitresi, kendisi zengin olsa bile, kocasına aittir.)
?Bir kimse, kendi geçimi altında bulunsalar bile, babasının ve annesinin fitre sadakasını vermekle yükümlü değildir.
?Baba fakir olduğu halde mecnun ise, fitresini vermek zorundadır.
SORU 93:
Sadaka-i fıtır ne zaman vacip olur?
CEVAP:
Hanefi mezhebine göre sadaka-i fıtır bayram sabahı fecrin doğuşu ile vacip olur. Bu hususta gelen emir geniş zamanlı bir vacibiyet ifade etmektedir .Bu yüzden sadaka-i fıtrı ölmeden önce herhangi bir zamanda vermek yeterli olur. Ancak bayram namazına gelmeden önce ödemek müstehaptır.
?Bunun dışında Ramazan’ın başında verebileceği gibi Ramazandan bir yıl veya on yıl sonra da edâ olarak verebilir.
?Ramazandan önce verilirse geçerlidir. (Buyuk İslam İlmihali)
Ancak Ramazan’dan önce vermenin caiz olmayacağına dair görüş de vardir. (Damat Efendi, Mecmeu’l Enhur, 1/226)
❗Bu yüzden en ihtiyatlısı fitreyi Ramazanda vermektir.
Şafi mezhebine göre, fıtır sadakası dar vakitli bir ibadettir. Bayram akşamı güneşin batışından sonra vacip olur. Ramazan’ın birinci gününden itibaren verilebilir. Ancak Bayramın birinci günü güneşin batışına kadar mâzerete binaen geciktirilebilir. Mazeretsiz Bayramın birinci günü güneşin batışına kadar geciktirmek veya güneşin batışından sonraya bırakmak haramdır.
SORU 94:
Fitre miktarı ne kadardır?
CEVAP:
Hanefi mezhebine göre fıtır sadakasının miktarı; buğdaydan verilmek istenildiği zaman yarım sâ’, arpa, hurma ve kuru üzümden ise 1 sâ’ dır.(1)
❗(2019 fitre miktari; en az 23 tl dir.)
?İmamı Ebu Yusuf’a göre fakirin ihtiyacının giderilmesi hususunda buğday unu buğdaydan, para da undan daha hayırlıdır.
Zira fıtır sadakasının hikmeti fakirin ihtiyacını gidermektir. O halde fakirin ihtiyacı en çok neye varsa fıtır sadakasını ondan vermek en uygun olanıdır.
❗Günümüzde fakirin ihtiyacını en iyi karşılayan para olduğuna göre fıtır sadakasını para olarak vermek gerekiyor. Imam-ı Ebu Yusuf’un bu görüşü günümüz değerleri içerisinde ihtiyata en muvafık (denk) olanıdır.
SORU 95:
Fitre kimlere verilir?
CEVAP:
Fitre, zekat verilebilen herkese verilir.
Zekat verilemeyenlere (usul, furuya ve zengine) verilmez.
(1)Hanefi mezhebine göre 1 sâ’ = 3120 gr dır, yarım sâ’=3120/2= 1560 gr dır.
KAYNAK
1.BÜYÜK İSLAM İLMİHALİ (Zekat ve Fıtır Sadakasi Bölümü)
2.SORULU CEVAPLI İSLAM FIKHI (3. Cilt, 287, 288. Syf.)
KOKLAMA, BURUNA TOZ DUMAN KAÇMASI ORUCU BOZARMI
Hanefî mezhebine göre; Bir kişinin boğazına toz ve duman kaçarsa, oruçlu olduğunu hatırladığı halde bile olsa orucu bozulmaz.
Çünkü bundan korunmanın imkânı yoktur. Zira bunlar, ağız yumulunca burundan girerler.
Fakat boğazına dumanı kendisi çekerse ya da boğazına toz girmesine mâni olabildiği halde mani olmazsa orucu bozulur. Dikkat edilmelidir.
Bunun gül, gül suyu ya da misk koklamakla bir olduğu sanılmamalıdır. Çünkü bunlar orucu bozmaz.
Aynı şekilde Şafî mezhebine göre de bir kişinin içine yoldaki toz veya un kaçsa orucu bozulmaz.
Velev ki ağzını kapatarak veya başka yollarla bunu önleme imkanı olsun. Çünkü bunu önlemekte şiddetli zorluk bulunmaktadır.
Hatta Şafî mezhebine göre bir kişi ağzını kasten açsa ve içine toprak girse orucu yine bozulmaz.
Çünkü toprak cinsinden olan şeyin yutulması da affa tabidir.
{İbn-i Âbidin, Muğni’l Muhtâc, Fetih,
Şurunbulâlî, Ömer Nasuhi Bilmen}
EK BİLGİ; Hanefî mezhebine göre bir kişinin havada bulunan sigara dumanını bilerek kendi içine çekmesi orucunu bozar ve kefaret gerektirir.
MUKABELE OKUNURKENHOCA ILE BERABER OKUMALIMIYIZ, YOKSA SADECE GÖZLERIMIZ ILE TAKIPMI ETMELIYIZ ?
Kuran okurken dinlemek farzı-kifaye dır.Dinleme hatmi yaptığınız için dinlemeli takib etmekle kifayet etmelisiniz.
RAMAZANDA LOKANTA IŞLETMEK CAIZMI ?
Ramazan-ı Şerif Müslümanların en mukaddes ayıdır. Bu ay, her mü`minin hürmet etmesi icab eden bir aydır. Hatta bir kimse yolculuk veya kadın aybaşı gibi bir halde olsa bile, halkın gözü önünde yemek yememesi gerekir. Ramazan-ı Şerifte lokanta açıldığı takdirde yolcu, aybaşı ve lohusa halinde olan kimseler yiyebilecekleri gibi, mazereti olmayan kimselerin de yemek yeme ihtimali vardır. Bu açıdan dikkatli olmak gerekir.
Ancak çocuklara, yolculara ve oruç tutması farz olmayan Müslümanlar ile, gayri müslimlere yemek satmak veya iftar yemeğini hazırlamak için, lokanta açıp çalıştırmanın bir sakıncası yoktur. Bu nedenle lokanta ve pastane gibi yerlerin Ramazan ayı içinde hanımlar, yolcular ve hastalar gibi mazeretli kimseler ve gayri müslimlerle alışverişi caizdir. Fakat oruç tutması gerektiği halde kasden oruç yediği bilinen kişiye satış yapmak caiz değildir. Çünkü günaha yardımcı olmak da günahtır.
Terminallerde veya çarşının ortasında lokanta, pastane işletmekte olan bir şahıs, gelen müşteri, misafir ya da oruç tutması farz olmayan birisi ise veya gayri müslim olduğunu biliyor ise, o zaman satış yapabilir. Oruç tutması gereken birisi ise satış yapamaz.
(bk. Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar)
*
*CEVAP:*
?Hayız ve nifas, orucun sıhhatine ve caiz olmasına mani olmakla birlikte vacip olmasına mani değildir. (İbn-i Abidin c 1s.291,Dürer c1s. 42)
?Yani ramazan ayında hayızlı veya nifaslı olan hanımlara, o günlerin orucu vacip(farz) olmakla birlikte, o günlerde oruç tutmaları sahîh ve caiz olmadığı için günahkar olurlar.
Dolayısıyla Ramazan ayında hayız veya nifas olan sağlıklı hanımlar, bu günlerinde oruç tutmayıp bunları daha sonra kaza etmek zorundadırlar.
Hanımlar şayet hayız ve nifas hallerinde oruç tutarlarsa, günahkar oldukları gibi, o oruçları farz da olsa nafile de olsa kaza etmeleri gerekir.
?Her hanımın her ay hayız olması ve her gün beş vakit namazın bulunması sebebiyle namazın kazasında güçlük vardır. Oruç ise senede bir aydır ve kaza edilmesinde güçlük yoktur. (Bahrur-raik c.1, s.204; Hidaye s. 31)
?Hayızlı ve nifaslı hanımların oruç tutması haram olduğu gibi “oruçluya benzemek için yiyip içmemeleride haramdır” denilmiştir. (Hanım İlmihali H:C:Öğüt s. 70)
?Hayız ve nifas halınde tutulmayan oruçların kazalarını ard arda veya ayrı ayrı tutmaları caizdir.
?Ramazan ayında, gün içinde hayız ve nifastan temizlenen bir hanıma hayız akıntısı kesildiği andan itibaren – gusül almasa bile – yemek ve içmek helal değildir.
?Bir hanım nafile oruç tutarken hayız olsa, nafile ibadetler başlamakla vacip olduğu için, o orucu kaza etmesi gerekir.
?Ancak kaza tutarken hayız olursa, temizlendikten sonra yalnızca bir gün olarak kaza eder. Kaza orucu yarım kaldığı için fazladan bir gün daha kaza etmesi gerekmez.
*Hayızlı hanımın keffaret tutması*
?Hayız, oruç keffaretinin ve kaza ile adam öldürme keffaretinin arasını ayırmaz, fakat yemin keffaretinin arasını ayırır. ( Bahrur-raik c.1, s. 204)
?Yani ramazan ayında oruç tutma niyetiyle (düşüncesiyle) güne başladıktan sonra, kasten orucunu bozduğu, veya kaza ile adam öldürdüğü için keffaret tutan bir kimse keffaretin arasında hayız olduğunda orucunu yer, temizlendiğinde (hiç ara vermeksizin) oruca devam eder. Altmış günü tamamlar.
?Fakat bir kimse yeminini bozsa ve yemin keffareti olan üç gün oruca başlasa, üç gün tamamlanmadan hayız veya nifas olsa temizlendikten sonra tekrar yeniden başlar.
Hanımlara Mahsus Fıkhi Hükümler, Asuman Hocamz