Aylık arşivler: Haziran 2018

SORU :* Istanbul’da oturan bir hamin kocasiyla Konya’ya oğlunu ziyarete gittiklerinde kocasi orada vefat ediyor. Bu kadin oğlunun evinde mi yoksa kendi evinde mi iddet bekler? İstanbula dönebilir mi?

*CEVAP:*

?Eğer kocası onu bir şehirde boşar veyahut ölürse, o zaman kadın îddeti bitinceye kadar yerinden ayrılmaz. İddeti bittikten sonra eğer beraberinde bir kimsesi bulunursa ayrılır.) imam Ebû Hanife’ye göre böyledir.

?İki İmam ise: -Eğer beraberinde velisi bulunursa, iddeti bitmeden de ayrılmasında sakınca yoktur.) Çünkü yabancı yerde kalmak güç olduğu için mazurdur. Ama burası oğlunun evi.

? Beraberinde bir kimsesi bulunmadığı zaman yola çıkması da haramdır» (demişlerdir.)

?imam Ebû Hanife de: «Kadının, iddetini beklerken evinden dışarı çıkması, yalnız olarak yola çıkmasından daha haramdır. Nitekim yolculuğu, namazın kısaltılması caiz olan uzaklıktan az olduğu zaman yalnız olarak yola çıkabildiği halde, iddetini beklerken mazeretsiz olarak evinin kapısından dışarı adım bile atamaz.

❗Kadına, yalnız olarak yola çıkmak haram olduğuna göre, iddetini beklerken yola çıkmasının haram olması evlevlyetle lâzım gelir» denmiştir.

Hidaye

KAN ALDIRMAK / HACAMAT / TAHLIL IÇIN KAN VERMEK ORUCU BOZARMI ?

? İbni Abbas(Radyallahu anhumâ)nın “Rasulullah(Aleyhisselam) ihramlı ve oruçlu iken kan aldırdı(hacemat yaptırırdı)”[1]rivayetiyle kan aldırmanın orucu bozmayacağı ortaya çıkmıştır.[2]

?Hacemat iğne ile yapılmadığı için ,belki akla günümüz için vücuda giren iğnenin orucu bozup bozmadığı meselesi gelebilir.

Bu konuda söyleyeceğimiz şudur;

?Tebyinde vücuda isabet eden ok veya mızrağın bir kısmı içeride bir kısmıda dışarıda kalırsa orucu bozmaz[3]hükmü zikrolunmuştur.

❗Buna kıyasla anlaşılmaktadır ki; tahlil için kan almakda kullanılan şiringa vücuda tamamen girip kaybolmadığı ve kan alımı esnasında vücuda herhangi bir sıvıda enjekte edilmediği için enjektör sebebiylede oruç bozulmaz.

?Kan vermekle kişi günahkar olmaz. Ancak kendisini güçten düşürerek oruç tutmasını zorlaştıracak derecede kan aldırmak mekruh olur (mesela zaruri bir durum söz konu değilken oruçlunun kan bağışında bulunması gibi).

[1]Buhari: Savm 32 – Ebu Davud: Sıyam 29

[2]Mülteka l-Ebhûr/oruç bâbı

[3]Et-Tebyin-Zeylaî

Üveys AKI

Arsaya zekat düşermi

?Emlakçı gibi alım satım yapıp ticaret yapması gerekir ki zekat gereksin
?Yatırım amaçlı alınıp kenarda duran arsaya zekat verilmez
?Fakat bu kimse zekat alamaz ve kurban keser

_______________________

Bir kişi ticaret yapmak için değil de, ‘parasının değerini muhafaza etmek niyetiyle’ bir arsa alsa ve iyi bir müşteri çıkınca da satma ihtimali bulunsa, arsanın üzerinden bir yıl geçmesi durumunda zekat vermek zorunda değildir. Çünkü gayesi ticaret ile meşgul olup ‘devamlı alışveriş yapmak’ değildir.

Ancak gayesi sürekli ticaret yapmak olan emlakçılar, her sene zekat vermek zorundadırlar. Her senenin sonunda elinde bulunan paralarını da ekleyip, ticaretini yaptığı binaların ve arsaların ‘ortalama satış fîyatını’ hesap ederek kırkta birini vermeleri gerekmektedirler. Bu hükümler, her iki mezhebe {Hanefî-Şafî} göre de böyledir.

Allah herşeyi hakkıyla bilendir.
الله أعلم
Mesut Papatya

Zekatı her fakire vermek uygun mu?

?Malını israf edene, haramda kullanana zekât ve fitre vermek layık değildir. Verilirse sevabı az olur.

?Salih olmayan fakir müslümana da, zekât vermek sahihtir. Fakat salihleri tercih etmek çok sevaptır. Fâsıka zekât vermek, kıraç yere ekin ekmeye benzer, bire 3-5 alınabilir. Salihlere vermek ise, mümbit toprağa ekin ekmeye benzer. Sulak, verimli toprağa tohum atılırsa daha çok mahsul alınır.

?Kâfir, her ibadet gibi zekât vermekle de mükellef değildir. Gayrı müslime zekât vermek caiz değildir. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, Muaz bin Cebel hazretlerini Yemen’e gönderirken, zekâtın, uşrun, kimlerden alınıp kimlere verileceğini bildirirken, (Müslüman zenginlerinden al, fakirlerine ver) buyurdu. (Buhari)

?Bu hadis-i şerifi açıklayan âlimler, zekâtın müslüman zenginlerden alınacağını ve onların [müslümanların] fakirlerine verileceğini, gayrı müslime verilmeyeceğini bildirmişlerdir.

Özür meselesi

?Sürekli devam eden abdest bozucu hallere özür denir. Meselâ, idrarını tutamama, devamlı gaz çıkarma, sık sık burnu kanama, yarasından devamlı su akma gibi haller, birer özür hâlidir. Kendisinde bu gibi abdest bozucu bir özür bulunan kimseye ise, sâhib-i özür (özür sâhibi) veya ma’zur (özürlü) denir.
Kişinin özürlü sayılabilmesi için, abdest bozucu bir hâlin, tam bir namaz vakti
boyunca devam etmesi, yani, abdest alıp namaz kılacak kadar kısa bir süre dahi
olsun kesilmemesi şarttır. (Bu özrün başlamasının şartıdır.) Bundan sonra da,
her namaz vaktinde, en az bir kere aynı hâl ortaya çıkmalıdır. (Bu da özrün
devamının şartıdır.)

?Böyle bir kimse özürlü hükmündedir. Namaz vaktinin sonuna kadar bekler ,abdest alıp abdesti bozalsa dahi o hal üzere namazını kılar.

Yüzdeki tüyleri kılları almak

?Fıkıh alimleri yüzünde sakal ve bıyık biten kadının onları gidermesinin caiz olacağını;

❗ancak kaşları inceltmenin, tabi şeklinden çıkarmanın, kirpikleri düzeltmenin caiz olmadığını belirtirler.

?Çünkü diş, kaş ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslında olmayıp sonradan biten yüzdeki kıllar ise bu sınıfa girmediğinden, kadının bunları gidermesin de bir mahzur görülmemektedir.

?Aynı şekilde kadının bacağındaki kılları gidermesinde de bir mahzur yoktur.

❗Çünkü bu kaş gibi bir uzuv mesabesin de değildir.

??Dövme yaptırmanın hükmü??

?eğer deri altına zerkediliyorsa

❗haramdır
❗hakkında lanet vardır
❗abdeste ve gusüle engel değildir

?hint kınası ise

❗caiz değildir (fıtratı değiştirmektir)
❗günahtır
❗abdest ve gusüle engel değildir

?yapıştırma şeklinde ise

❗tabaka oluşturduğu için abdest ve güsüle manidir

❗❗bu dövmeler insan veya hayvan suretinde ise namz esnasında örtülmesi gerekir
Cübbeli h

Secdedeyken ayakların bir an yerden kesilmesi namazı bozar mı

Bu mesele Muhammed Emin İbni Abidin’in hususi bir matlap altında ele aldığı meselelerdendir. Orada 3 görüşten yani secde esnasında ayak parmaklarını yere değdirmenin farz veya vacip veya da sünnet olduğundan bahseder.

İbni Abidin şöyle der: “Mesele yanlış anlaşılmaktadır. Gerçekte ihtilaf, secdede ayakları yere koymanın şart olup olmadığını noktasindadır.” Ayak parmaklarının yere değip değmemesi ile alakalı değildir.

Ayrıca İbni Abidin secdede ayakların yere konulmasının vacip olduğu görüşünü benimsemiştir. (Reddul Muhtar)

Soruya gelince; secdedeyken ayakların bir an yerden kaldırılmasından bahsedilmektedir. Bunun anlamı şudur: Namaz kılan secdede ayaklarını yere koymuşken, onları bir an kaldıracak olsa namazı bozulur mu?

Secdede ayakları hiç yere koymadan kılınan namazın bozulmayacağını söyleyenler varken soruya göre namazın bozulmayacaği aşikârdır.

Zira kişi ayaklarını yere koyduktan sonra bir an kaldırmıştır.

Yine de ihtiyatla amel etmek en doğrusu olacaktır. Müslümana yaraşan, namaz gibi büyük bir ibadetin en ince ayrıntısına kadar en düzgün şekilde kılmasıdır.
FATİH KALANDER HOCA

Iskat hesabı

5 vakit namaz ve vitir  toplam 6 bir gun için bunu geçen ramazan belirlenen fitre miktarı olan 16 TL. Çarpıp sonucu  bir ay  30  la  çarpıp o sonucu da ayarla  çarpıp  bir yılı  buluyoruz .erkeklerde 12 yaştan vefat etti yasa kadar  bayanlarda  9  yaştan  vefat etti yasa kadar   bir yıllık sonucu çarpıyoruz

?? ?İnternetten iskat hesaplama proğramlarına bakabilirsiniz
?namaz iskatı
?oruç iskatı
?zekat iskatı
?fitre iskatı
?kurban iskatı
?yemin iskatı
?Oruç kefaretlerinin
?Başlanıp bozulmuş oruçların iskatı
?başlanıp bozulmuş namazların iskatı
?kul haklarının iskatı
?hayvan haklarının iskatı
Ayrı ayrı hesaplanır