Aylık arşivler: Kasım 2021

Abdestinin bozulup bozulmadığından şüphelenen kişi ne yapmalıdır?

? Abdest aldığından emin olan kimse aldığı bu abdestin sonradan bozulduğu noktasında şüpheye düşmüşse abdestine itimat eder, şüphelenmesinden ötürü yeniden abdest alması gerekmez.

➡️Çünkü burada “kesin olan bilgi, şüpheyle ortadan kalmaz” kuralı geçerlidir. Nitekim abdest aldığından emin olan bu kişide abdestin var olduğu kesin bilgidir. Şüphelendiği şey ise aldığı abdestin sonradan bozulup bozulmadığıdır. Bu ise kesin olan abdeste zarar vermeyecektir.

? Yalnız bu hüküm, abdestinin bozulduğundan şüphelendiği sürece böyledir. Yoksa bu kimse bir şekilde abdestinin bozulduğundan emin olursa artık abdest almalıdır.

(Ismailağa Derneği)

Abdest alıp almadığından şüphe eden kimse ne yapmalıdır?

? Bir kimse ‘Benim abdestim yoktu. Acaba sonradan abdest aldım mı?’ şeklinde bir düşünceye kapılırsa onun yapacağı şey abdest almak olacaktır.

➡️Çünkü kesin olan bilgi, şüpheyle ortadan kalkmaz. Nitekim burada kişinin şüphe duyduğu şey abdest alıp almadığıdır. Emin olduğu ise öncesinde abdestsiz olduğudur. Böylelikle abdest aldığı şüphesi, kesin olan abdestsizlik durumunu değiştiremez. Dolayısıyla bu kişi şüphesine göre değil, kesin olana göre hareket edip abdest almalıdır.

(Ismailağa Derneği)

Temel ihtiyaçlar için biriktirilen paraya zekat gerekir mi?

Hanefi âlimlerinden İbn Melek, “Bir kimsenin sahip olduğu evi, aracı, silahı, elbisesi ve işinde kullandığı demirbaş aletleri gibi temel ihtiyacı olan eşyaya zekat gerekmediği gibi bu ihtiyaçlarını almak için biriktirdiği paraya da zekat gerekmez” demiştir.

ANCAK bu âlimin dışındaki tüm Hanefi Mezhebi âlimleri, yukarıdaki görüşü zayıf kabul etmiş ve “Temel ihtiyaçların bizzat kendilerine zekat gerekmez, ancak onlar için toplanan para nisap miktarına ulaşıp, üzerinden de bir sene geçerse o paranın zekatını vermek gerekir” demişlerdir.]

Deriye ve tırnaklara sürülen/takılan maddeler abdeste engel olur mu?

Abdest uzuvlarındaki deriye ve tırnaklara sürülen maddeler, eğer tabaka oluşturup yıkanması farz olan yerlere suyun ulaşmasına mani oluyorsa alınan abdest geçerli olmayacaktır.

Buradan hareketle oje, takma tırnak, deriye veya tırnak üstüne uygulanan yapıştırmalar/dövmeler hem namaz abdestine hem de gusle engel olacaktır.

Ancak sargı, alçı, platin gibi kişinin sağlığına kavuşması için önem arz eden bir takım aletlerin takılması abdeste veya gusle engel teşkil etmez. Çünkü bu, zaruri bir durumdur. Onların altına suyun ulaşmamasına bakılmaz.

(Ismailağa Derneği)

Babasının evinde yaşayan çocuk zekatla mükellef olur mu?

?Zekatın farz olması için kişide aranan şartlar şunlardır:

  1. Müslüman olmak
  2. Zekatınfarz olduğunu bilmek
  3. Akıl sahibi olmak ve buluğa ermek
  4. Hür olmak (köle statüsünde olmamak)
  5. Nisap miktarı mala sahip olmak
  6. Malını, nisap miktarından düşürecek kadar borcu bulunmamak.

?Şartlardan anlaşılacağı üzere kişinin zekatla sorumlu olmasına yaşadığı yerin bir etkisi bulunmamaktadır. Zira yetişkin her birey zekat ibadetinde müstakil değerlendirilir.

?Dolayısıyla yetişkin bir evlat; babası, annesi gibi akrabasıyla beraber yaşasa bile eğer kişisel birikim yapıyorsa o birikimi zekatlık miktara ulaştığında bu ibadetle mesul olacaktır.

(Ismailağa Derneği)

Zanaat ile meşgul olan kimselerin araç-gereçlerine zekat gerekir mi?

➡️Bir kimsenin mesleğini icra edebilmesi için gerekli olan araç ve gereçlerine zekat vermesi gerekmez.

➡️Söz konusu araç ve gereçler ne kadar kıymetli ve pahalı olursa olsun fark etmez, durum böyledir.

➡️Çünkü meslek erbabının üretim için kullanmış olduğu makineler ve bilumum araç-gereç hayatını devam ettirmek için gerekli olan havaic-i asliye (temel ihtiyaç) olarak kabul edilir.

➡️Örneğin; bir tekstilcinin üretim için kullandığı makineler, bir marangozun kullandığı tüm aletleri bu kısımdandır.

(Alıntı ; İsmail Ağa fıkıh kurulu)

Vücudunda sargı olan kimse nasıl abdest almalıdır?

✨Şayet vücudunda bulunan sargıyı çözmek yaraya zarar veriyorsa veya suyun yaraya temas etmesi yaranın iyileşmesini geciktiriyorsa sargı çözülmez.

✨Sargının altındaki yaranın etrafinı da yıkaması gerekmez.

✨Sargının dışındaki açık bulunan yerleri yıkar.

✨Nitekim Peygamber Efendimiz (Sallallûhu Aleyhi ve Sellem) den gelen bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur:

“Hazreti Ali (Radıyallâhu Anh), Uhud savaşında sancağı taşıyan kolu kırılınca Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e bu durumu arz eder. Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) de ona; ‘Sancağı sol eline al ve kolundaki sargılar Üzerine mesh et’ diye cevap verir.”

Hadisi Şerif

(Ismail Ağa fıkıh kurulu)

Pırlanta ve inci gibi takılara zekat gerekir mi?

? Zekat ibadeti yapılırken dikkat edilecek hususlardan bir tanesi, hangi mala zekat gerektiğini ve hangisine gerekmediğini iyi bilmektir.

? Sahip olduğunuz bir malın sadece çok değerli olması zekatını vermeyi gerekli kılmaz.

? Değerli taşlarla bezenmiş yüksek kıymete sahip bir pırlanta haddi zatında zekatı gerektirmez. Çünkü değerli de olsa o bir taştır.

? Ya da bileklik, kolye, küpe gibi inciden üretilmiş herhangi bir ziynet eşyanız varsa hüküm yine aynıdır, zekatını vermeniz gerekmeyecektir. Çünkü inci de bir deniz canlısının parçasıdır.

❌ Eğer onları satmak için -yani ticari amaçla- almışsanız, bu durumda ticaretini yaptığınız sürece her sene zekatını vermeniz gerekecektir.

(ismail Ağa fıkıh kurulu)

Memur kişinin, kurum elektiriğin’den Amirin/ Müdürün izni ile çay yapabilir mi? veya karşılığında kurumun eksiklikleri karşılanmasıyla olabilir mi

?Devlet dairelerinde işçi ya da memur olarak girenler, devletle (kamuyla) kendileri arasında veya özel sektörde herhangi bir iş yerinde çalışanlar, yapılan bir akit gereği iş ve hizmet üretip, karşılığında, maaş/ücret almaktadırlar.

?Çalıştığı yerde kullanılan elektrik bir kamu malı olduğu için -çay içmek vb. gibi- özel ihtiyaçlar için kullanılmamalıdır.

?Kamu malı olan elektrik kamuya hizmet üretme dışında özel ve şahsi ihtiyaçlar için bir şekilde kullanılmışsa, kullanılan elektriğin bedelinin devlete ödenmesi gerekir.

(Alıntı ;İsmail Hakkı Yelkenci hc.)