Aylık arşivler: Kasım 2021

Cenazenin müstakil bahçeli evin içerisine defnedilmesi caiz olur mu?

Öncelikle; sünnet olan ölülerin umumî kabristana defnedilmeleridir.

İbn-i Kudâme bu konuda şöyle demiştir: “Ebu Abdillah (İmam Ahmed bin Hanbel), ölünün müslümanların kabristanına defnedilmesini, evlere defnedilmesinden daha çok ister ve tercih ederdi. Çünkü ölüyü müslümanların kabristanına defnetmek, hayatta kalan vârislerine daha az zarar verir.

Ayrıca müslümanların kabristanı, âhiret meskenlerine benzer, orası ölü için daha çok duâ edilen ve kendisine daha çok rahmet okunan yerdir.

Sahâbe ve tâbiîn, ölülerini çöllere ve boş arazilere defnetmişler, onlardan sonra gelen müslümanlar da bu şekilde yapmaya devam edegelmişlerdir.

☝?Şayet şöyle bir soru sorulsa: “Peki niçin Peygamber Efendimiz sallallah u aleyhi ve sellem iki arkadaşı hz. Ömer ve hz. Ebubekir (r.a.) ile birlikte defnedilmiştir?’

??Ona şöyle cevap verilir: Hz. Âişe (r.a.) şöyle demiştir: “Peygamber Efendimiz (s.a.s.), kabri mescit edinilmesin diye böyle yaptı.” (Buhârî)

Ayrıca Rasûlullâh Efendimiz (s.a.s.) ashâbını umûmî olan Bakî kabristanına defnediyordu. Onun fiili, başkasının fiilinden daha önce gelir ve ümmet için bu örnek alınmalıdır.

Ashâbının, onu evine defnetmesi ise, O’nun böyle tahsis edilmesini uygun gördükleri içindir. Çünkü rivâyet olunduğuna göre Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Nebiler, öldükleri yere defnedilirler.” Bunun yanın’da O’nun kendi evine defnedilmesi, onu sık sık gelen ziyâretçilerden korumak ve onu başkasından ayırt etmek İçindir.” (‘el-Muğnî’, c: 2, s: 193)

Fakat müslümanı kabristana defnetmek mümkün değil ise ve onu defnetmek için de evinden başka bir yer yoksa, bu takdirde onu evine defnetmekte bir sakınca yoktur. Nitekim İmam NevevÎ bu konuda şöyle demiştir: “Ölü, eve veya kabristana defnedilebilir. Fakat kablistana defnetmek daha fazîletlidir.” (‘Şerh u’l-Muhezzeb”, c: 5, s: 245)

(Alıntı ; İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

Kadının Ferace veya çarşafın altına pantolon giyinmesi caizmi?

İslam’da yasak olan kadın-erkek benzemesi; giyim-kuşamda, hal-hareket ve benzeri konularda erkeklerin kadınlara, kadınların erkeklere benzemesidir.

Bu nedenle kadınların erkek kıyafeti olan pantolon giymesi caiz değildir


Rasûlullah (s.a.s.), ‘kadınlaşan erkeklere ve erkekleşen kadınlara lânet etti.’ (Buhârî, Libâs 62. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Libâs 28; Tirmizî, Edeb 24; İbni Mâce, Nikâh 22)

“Rasûlullah (s.a.s.), kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lânet etti.” (Buhari, Libâs 61)

“Rasûlullah (s.a.s.), kadın gibi giyinen erkeğe, erkek gibi giyinen kadına lânet etti.” (Ebû Dâvûd, Libas 28; bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, 2/325)

(Alıntı ;İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

200 tl değerinde bir eşya bulunduysa ve aradan 1 sene kadar geçmesine rağmen sahibi çıkmadıysa bu eşyanın hükmü nedir?

Başkalarının rızası olmadan mallarını ellerinden almak caiz olmadığı gibi, kaybettikleri mal ya da eşyayı alıp sahiplenmek de caiz değildir.

Bir kimse bir yerde bir miktar para veya eşya bulsa onu sahibine vermek üzere alabilir. Ancak, sahiplenmek üzere alması başkasının malını gasp etmek hükmündedir❗

Bulunduğu yerde bırakıldığı takdirde telef olmasından korkulan bir şeyi sahibine vermek üzere almak vacip; telef olmayacak şeyleri almak ise mubahtır.

Bir kimse bulduğu bir şeyi alırken, onu sahibine teslim etmek üzere aldığına çevresindekileri şahit tutar.

Bulunan eşyanın sahibi çıkar ve onun kendisine ait olduğunu ispat ederse eşyayı ona teslim eder (Kâsânî, Bedâî’, VI, 200-201).

Buluntu eşya, onu sahibine vermek üzere alanın yanında emanet durumundadır. Bir kusuru olmaksızın bu mal kaybolsa veya telef olsa, sahibi çıktığında bedelini ona ödemekle yükümlü olmaz (İbn Nüceym, el-Bahr, V, 162, 163).

??Buluntu eşyayı elinde bulunduran kimse bunu malın değerine göre uygun görülen bir süre ilan eder ve bekler.

Sahibi çıkmazsa o malı yoksul kimselere sahibi adına tasadduk eder; kendisi muhtaç ise ondan istifade edebilir. ⚠️Ancak, daha sonra sahibinin çıkması halinde, bedelini öder⚠️

Sahibinin aramayacağı bir tek hurma, bir dilim ekmek gibi düşük değerli şeyler ise beklemeye gerek kalmaksızın ihtiyaç sahiplerine verilebilir; bulanın ihtiyacı varsa o da kullanabilir (Serahsî, el-Mebsût, XI, 2, 3).

(Ismail Hakkı Yelkenci hc.)

Erkek altın yüzükle namaz kılarsa namazı iade etmesi gerekirmi?

Namazın vaciplerinden birinin kasıtlı olarak terk edilmesi gibi, namazla ilgili olan bir fiil sebebiyle namaz içerisinde işlenen tahrimen mekruh olan bir günahtan dolayı namazın iadesi vacip olur.

??Fakat namazla ilgili olmayan bir fiil sebebiyle namaz içerisinde işlenen günahtan dolayı namazın iadesi gerekmez.

(Ismail Hakkı Yelkenci hc.)