Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:*يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا الْعِدَّةَ وَاتَّقُوا اللهَ رَبَّكُمْ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلّّا أَنْ يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ وَتِلْكَ حُدُودُ اللهِ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُ لَا تَدْرِي لَعَلَّ اللهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَلِكَ أَمْرًا**
“Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.”* (Talak Sûresi :1)
❇️Kadının iddet beklemesi, ya kocası onu boşadığından ya da kocası öldüğünden dolayıdır.
❇️Boşandığından dolayı iddet beklemekteyse bunu kocasının evinde bekler, bu süre içerisinde nafakası da kocasına ait olur. Bunun süresi, yüklü kadınlardansa çocuğunu doğurması, hayız gören kadınlardansa üç tam hayız, hayızdan kesilmişse üç aydır.
Bu durumda nafakası kocası tarafından karşılandığı için kadın ne gündüz ne de gece evden dışarı çıkamaz.
❇️Ancak evin yıkılma durumu ve emsal durumlar söz konusu olursa bir başka eve geçmek için oradan ayrılabilir.
❇️Kocası öldüğünden dolayı iddet beklemekteyse nafakası kendisine ait olduğundan bunu karşılayan biri yoksa nafakasını temin etmek için gündüz evden çıkabilir, ama mutlaka evde gecelemesi gerekir.
Bir başka yerde geceleyemez! Eğer bu kadının nafakası ailesi veya kendi çocukları tarafından karşılanıyorsa oda ne gündüz ne de gece evden çıkamaz.
420-421 FIHKİ SUALLERE CEVAPLAR *299. Soru