Kategori arşivi: Kurban

SORU 73 :* Kurban kesme vakti ne zaman başlar ve biter ?

*CEVAP:*

?Kurban ancak, Kurban Bayramı’nın birinci, ikinci ve üçüncü günü kesilebilir. Birinci günde kesilmesi daha faziletlidir.

?Bugünlerde kesemeyen edayı kaçırmış kazaya kalmıştır. Kazada ise kan akıtmak değil, kurban olarak alınmış hayvan varsa onu tasadduk etmek veya kıymetini tasadduk etmektir.

?Normalde Kurban Bayramın 1. Günü fecirden sonra kurban kesme vakti başlamış olsa da Cuma namazının farz olduğu bölgelerde yani şehir ve şehir hükmünde olan yerlerde bayram namazından sonra kesilmesi de ayrıca bir şarttır.

❗Bu yüzden şehirde fecir doğduktan sonra namazdan önce kurban kesilecek olsa geçerli olmaz.

?Fakat cuma namazının vacip olmadığı dağlık bölgelerde ikamet eden kişi, Kurban Bayramı birinci günü fecirden sonra kurbanını kesebilir.

?Kurban günlerinin son vaktinde yükümlülük şartlarına haiz olan kimse, kurban kesmekle yükümlü olur. Vaktin başında yükümlülük şartlarını taşıması da vaktin sonunda bu şartlara sahip olan kimselerin kurban kesmekle yükümlü olacağı gibi vaktin başında yükümlülük şartları taşıyıp vaktin sonunda bu şartları kaybeden kimselerden de yükümlülük kalkar.

?Buna göre vaktin başında gayri müslim, fakir, yolcu olan kimseler, vaktin sonunda Müslüman zengin, mukim olsalar kurban kesmekle yükümlü olurlar.

?Aynı şekilde vaktin başında bu şartlara haiz olan kimseler vaktin sonunda bu şartları kaybedecek olurlarsa kurban kesme yükümlülükleri düşer. (Alauddin es-Semerkandi, Tuhfetü’l Fukaha; Alauddin Ebu Bekir El-Kasani, Bedâyiu’s-Sanâyi fi Tertibi’ş-Şerâi’: 73-75)

Fıkhî Meseleler

SORU :* Kurban Bayramı’nın ilk günlerinde fakir olduğu halde kurban kestikten sonra 3. günün akşam vakti girmeden nisap miktarı mala sahip olan kişinin tekrar kurban kesmesi gerekir mi?

*
*CEVAP:*

Bu hususta Hanefi fıkıh kitaplarında ihtilaftan söz edilmektedir. Önceki alimlere göre tekrar kurban kesmesinin vacip olması daha sahih olan görüştür.

?Ancak sonra gelen âlimler: Önceki kestiği kurbanın yeterli olacağını ileri sürerek tekrar kurban kesmesini vacip görmediler ve bununla fetva verdiler. Şahsen biz de bu görüşü alıyoruz.( Muhammed Emin İbni Abidin, Redd ül Muhtar 9/ 458 baskı, Daru Alemil Kütüp)

Fıkhi Meseleler

SORU :* Kurban Bayramı günlerinde sefere çıkan kişi kurbanını seferi olduğu bir yerde kestikten sonra, kurban bayramı günleri çıkmadan yani 3. günün akşam vakti girmeden önce evine dönse, mukim olsa tekrar kurban kesmesi gerekir mi?

*

*CEVAP:*

?Redd-ül Muhtar’da; seferdeyken nafile olarak kurban kesen kişiden vacip olan kurbanın düştüğünü açıkça ifade etmiştir.

Zenginlik ile mukim olma şartları, kurbanın vacip olması noktasında aynı şartlar olarak değerlendirilse de, kestiği kurbanın nezir mi kurban mı olması noktasında aynı şekilde değerlendirmelerini gerektirmez.

Fakihler; kurban kesen fakirin kestiği kurbanın adak olacağını buna rağmen ondan yiyebilir mi yiyemez mi meselesini uzun uzun anlatmışlardır. Seferdeyken kurban kesen birinin, kestiği kurbanın adak mı, değil mi, yenir mi, yenmez mi meselesinden bahsetmemişlerdir. Bu da bize zenginlik ve mukim olma şartını aynı ölçüde değerlendirmediklerine dair bir karinedir.

Alaaddin es-Semerkandî Tuhfetü’l Fukaha adlı eserinde şöyle der: Seferde olanlara kurban vacip değildir. Tıpkı bayram ve cuma namazlarının vacip olmayışı gibi”

Malumdur ki seferdeyken kıldığı cuma namazından sonra mukim olan kişiye öğlen namazı vacip olmayacağı gibi, Cuma namazını da tekrar etmesi vacip değildir. (Mukim olduğunda şehirde henüz cuma namazı kılınmamış olabilir.)

Bu mesele de gördüğümüz gibi cuma namazının vacip olması için mukim olmak şart ise de Cuma namazının sahih ve farzı düşürücü olması için ikamet şart değildir. Bu da bize her şartı eşit olarak değerlendirmemizi, mukim olma şartı ile zengin olma şartının farklı olabileceğini, birine ait meseleleri diğerine taşımak için mücerret şart birliğinin kafi gelmeyeceğini göstermiş olur.

?Zira sefere çıkan kişiye kurban kesmemek kolaylıktır, ruhsattır. Şayet tekrar kurban kesmesini gerekli görecek olursak ruhsat, ruhsat olmaktan çıkar, kolaylık zorluğa döner.

Görüldüğü gibi seferde kurban kesmemek ruhsattır. Buna göre kişi, seferde ruhsatı değil de azimeti alıp kurbanını kesecek olursa keseceği kurban sahih olur. Sahih olan bir ibadetin yani şartlarına riayet edilerek eda edilen bir ibadetin sahih olacagi ve iadeye gerek duymayacağı usulü fıkıh kitaplarında detaylıca anlatılmıştır.

Ruhsatı değil de azimeti alarak kurban kesen bir kişiye memleketine döndükten sonra mukim oldu diye tekrar kurban kesmeyi vacip kılmak, ruhsat mantığına büsbütün aykırıdır. Zira bu şekilde ruhsat, temel gayesi olan kolaylıktan çıkmış ve zorluğa dönüşmüş olur. Halbuki ruhsatın temel meşru sebebi kolaylıktır.

?Ezcümle; Kurban Bayramı günlerinde sefere çıkan kişi kurbanını seferi olduğu bir yerde kestikten sonra Kurban bayramı günleri çıkmadan yani 3. günün akşam vakti girmeden önce evine dönse ve mukim olsa tekrar kurban kesmesi gerekmez. Seferdeyken kestiği kurban yeterli olur.

Fıkhi Meseleler

*SORU :* Adak kurbanı kesildikten sonra hayvanin hamile olduğu anlaşilsa ne yapılması gerekir ?

*CEVAP:*

Bir hayvanın hamile olduğu bilindiği halde kesilmesi tavsiye edilmez. Ancak kesilirse, kurban olma açısından geçerli olur. Ve kesilen bu hayvanın eti yenir.

?Bir hayvanın karnından çıkan yavru, tam teşekkül etmiş ve anne karnında canlı halde ise kesilerek yenilebilir.

?Kurbanlık bir hayvan kesilmeden önce doğursa, yavrusu da kendisi ile beraber kesilir. Çünkü yavru anasına bağlıdır. Eğer yavru kesilmeyip satılırsa, parasını sadaka olarak vermek gerekir.

(Büyük İslam İlmihali)

Fakir olan kişi kurban keserse ondan yiyebilir mi ?

Adak olarak kesilmeyen kurbanın etinden sahibi zengin olsun olmasın, yiyebileceği gibi fakir olmayanlara da yedirip dağıtabilir. Fetva bu şekildedir. Bununla beraber üçte birini fakirlere sadaka olarak vermelidir. Eğer kurban sahibi orta halli olur da, geçimlerini karşılamak zorunda olduğu kimseler kalabalık ise, o halde kurbanın etini onların yemeleri için alıkoyabilir, bu mendubdur.
Diğer bir görüşe göre, kurban bayramında kesmek üzere bir fakirin satın aldığı kurbandan kendisi yiyemez. Çünkü kendisine kurban vacib olmadığı halde böyle kurbanlık alıp kesmesi, bir adak sayılır. Adak yapan kimse ise, kendi adağından yiyemez. Onun etini zevcesine, usul ve furüuna ve zengin kimselere yediremez. Bunlara yedirirse, yedirdiğinin kıymetini fakirlere vermesi gerekir.
[03/05 20:07] @–Nuriye Fıkıh: Alinan görüş yenebilmesidir. Diger goruş asilsiz degildir ama fetva verilmiyor onunla. Bu yüzden fakir olup kurban kesen kurbanindan yiyebilir hiç tereddüd etmeden.

Kusurlu hayvandan kurban olur mu ?

Kusurlu hayvandan kurban olunmaz. Hayvandan beklenen bir menfaati tümüyle yok eden veya hayvanın güzelliğini ortadan kaldıran kusurlar, onun kurban olmasına engeldir. Buna göre ister doğuştan olsun ister sonradan memelerinin yarısı olmayan hayvan kurban olmaz.
Aynı şekilde bir hastalığa dayalı olarak memelerinin yarısının sütü kesilen hayvan da kurban olmaz. Fakat hastalık olmaksızın sütü kesilen hayvanın kurban olmasında bir sakınca yoktur.
(Fetâvây-ı Hindiyye, Beyrut 1991, V, 299; İbn Âbidin, Reddu’l-Muhtâr, VI, 325). 

Bir kimse adak için kurban kesse ve kestikten sonra hamile olduğunu görse o kimsenin ne yapması gerekir ?

?Bir hayvanın hamile olduğu bilindiği halde kesilmesi tavsiye edilmez. Ancak kesilirse, kurban olma açısından geçerli olur. Ve kesilen bu hayvanın eti yenir.

?Bir hayvanın karnından çıkan yavru, tam teşekkül etmiş ve anne karnında canlı halde ise kesilerek yenilebilir.

?Kurbanlık bir hayvan kesilmeden önce doğursa, yavrusu da kendisi ile beraber kesilir. Çünkü yavru anasına bağlıdır. Eğer yavru kesilmeyip satılırsa, parasını sadaka olarak vermek gerekir. (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali)