Hanefî, Maliki ve Hanbelî mezhebine göre hesaba dayanarak Ramazan orucunu tutmak ve bayram yapmak câiz değildir.
Ancak Şâfî ulemâsından İbn’i Sûreye El-Kaffal, El-Kâzi Ebû Et-Tayyib, Muhammed bin Mûkatil ve Muhammed Râmli gibi zevâtlar, hesabın doğruluğunu kabul eden kimsenin hilâl rûyeti olmadan da rasathanenin {gözlem evinin} hesabına göre oruç tutması veya bayram yapması vaciptir diyorlar.
{El-Fıkh Âle’l Mezâhib El-Ârba’â c. I. s. 551, El’Azh El-Mevrid c.10 s.35-45, Bûceyremî c.2 s.64}
Türkiye Şafî mezhebinin görüşü ile amel edip fetva veriyor.
Dünyanın herhangi bir yerinde hilal görülür ise, Hanefî mezhebine göre de oruç tutmak gerekir.
EK BİLGİ; Rasathâne; Yıldızların gözlendiği yer, gözlemevidir. Rasathâne, özel bir binaya sahip olup rasat faaliyetine {yıldızların hareketlerinin gözlenmesine} ve astronomik çalışmalara sahne olan ve sadece bu tür işlerin gerçekleştirildiği bir kurumdur. Bu anlamıyla rasathâne, Ortaçağ İslam medeniyetinin meydana getirdiği ve dünya medeniyetine, insanlığa sunduğu bir kurumdur.
İslam dünyasında ilk rasathâneler ‘Abbasi Halifesi Memun’un’ 214/829 yılında Bağdat’ta Şemmasiye ve Şam’da Kasiyün rasathaneleridir.
Osmanlılarda ise ilk rasathâne ‘III. Murad’ zamanında 983/1575’te İstanbul’da Takıyyuddin adlı astronom tarafından kurulmuştur. Takıyyuddin’in bulunduğu bu rasathânede ayrıca on beş ilim adamı da çalışıyordu.
İslam dünyasında en mükemmel şeklini bulan rasathâne faaliyetleri, daha sonra Avrupa’ya geçmiştir. Bu geçiş ancak XVI. asırdan sonra olabilmiştir. {İslam Ansiklopedisi}
Günümüz Şartlarına Fetvalar – Mesut Papatya