*Soru :* 2. Rekatta kaide-i ûlâ da oturmayı unutup kalkan birisi tam kalkınca aklına gelip otursa namazı bozulur mu?

*CEVAP:*

?Eğer oturuşa yakın ise döner

?Kıyama yakınsa Namazına devam eder ve sehiv Secdesi yapar

?devam etmeyip geri ilk oturuşa Dönerse bakılır;
❗ namazını cemaatle kılıyorsa dönüp imamı ile beraber oturanın Namazı bozulmaz. Sehiv Secdesi yapmaz.

❗Fakat tek başına kılıyorsa ilk oturuşa geri dönerse namazı bozulur. Çünkü farzdan vacibe dönmek namazı bozar

Halebi
Namazın önemi ve hükümleri, Asuman hocamız

*SORU :* Zekat, fître ve fîdye de temlik (mülk edindirmek) şart mıdır, ibâha şeklinde verilebilir mi ?

*CEVAP:*

?Zekat ve fître de temlik şartı vardır. Yani fakirin mülkü olarak eline vermek gerekir.

❗Alınacak kirayı fakir olan kişiye zekata veya fîtreye saymak, temlik şartı yerine gelmediği için zekat ve fître geçerli olmaz.

❗Kira parasi fakirden alınır ve zekat olarak tekrar fakire verilir.

?Ancak yaşlı veya ağır hasta gibi orucu ömür boyunca tutamayacak kişilerin vermesi gerekli olan fîdye de temlik şartı yoktur.

?Fidye de şart ibâha/mübah kılmaktır.
Yani kendi sofrasinda doyana kadar fakire yemek yedirirse de fîdye geçerli olur.

?Ancak ibaha, zekat ve fître de geçersizdir. Zira onlarda temlik şartı vardır.

❗Fakat yiyeceği fakire bizzat verirse zekat bu şekilde caiz olur. Çünkü fakirin eline verince fakir ona mâlik olur ve kendi mülkünden yemiş olur.

BAKINIZ: {İbn-i Abidin – Reddü’l Muhtâr}

Günümüz Şartlarına Fetvalar & Mesut Papatya

SORU :* Istanbul’da oturan bir hamin kocasiyla Konya’ya oğlunu ziyarete gittiklerinde kocasi orada vefat ediyor. Bu kadin oğlunun evinde mi yoksa kendi evinde mi iddet bekler? İstanbula dönebilir mi?

*CEVAP:*

?Eğer kocası onu bir şehirde boşar veyahut ölürse, o zaman kadın îddeti bitinceye kadar yerinden ayrılmaz. İddeti bittikten sonra eğer beraberinde bir kimsesi bulunursa ayrılır.) imam Ebû Hanife’ye göre böyledir.

?İki İmam ise: -Eğer beraberinde velisi bulunursa, iddeti bitmeden de ayrılmasında sakınca yoktur.) Çünkü yabancı yerde kalmak güç olduğu için mazurdur. Ama burası oğlunun evi.

? Beraberinde bir kimsesi bulunmadığı zaman yola çıkması da haramdır» (demişlerdir.)

?imam Ebû Hanife de: «Kadının, iddetini beklerken evinden dışarı çıkması, yalnız olarak yola çıkmasından daha haramdır. Nitekim yolculuğu, namazın kısaltılması caiz olan uzaklıktan az olduğu zaman yalnız olarak yola çıkabildiği halde, iddetini beklerken mazeretsiz olarak evinin kapısından dışarı adım bile atamaz.

❗Kadına, yalnız olarak yola çıkmak haram olduğuna göre, iddetini beklerken yola çıkmasının haram olması evlevlyetle lâzım gelir» denmiştir.

Hidaye

KAN ALDIRMAK / HACAMAT / TAHLIL IÇIN KAN VERMEK ORUCU BOZARMI ?

? İbni Abbas(Radyallahu anhumâ)nın “Rasulullah(Aleyhisselam) ihramlı ve oruçlu iken kan aldırdı(hacemat yaptırırdı)”[1]rivayetiyle kan aldırmanın orucu bozmayacağı ortaya çıkmıştır.[2]

?Hacemat iğne ile yapılmadığı için ,belki akla günümüz için vücuda giren iğnenin orucu bozup bozmadığı meselesi gelebilir.

Bu konuda söyleyeceğimiz şudur;

?Tebyinde vücuda isabet eden ok veya mızrağın bir kısmı içeride bir kısmıda dışarıda kalırsa orucu bozmaz[3]hükmü zikrolunmuştur.

❗Buna kıyasla anlaşılmaktadır ki; tahlil için kan almakda kullanılan şiringa vücuda tamamen girip kaybolmadığı ve kan alımı esnasında vücuda herhangi bir sıvıda enjekte edilmediği için enjektör sebebiylede oruç bozulmaz.

?Kan vermekle kişi günahkar olmaz. Ancak kendisini güçten düşürerek oruç tutmasını zorlaştıracak derecede kan aldırmak mekruh olur (mesela zaruri bir durum söz konu değilken oruçlunun kan bağışında bulunması gibi).

[1]Buhari: Savm 32 – Ebu Davud: Sıyam 29

[2]Mülteka l-Ebhûr/oruç bâbı

[3]Et-Tebyin-Zeylaî

Üveys AKI

Arsaya zekat düşermi

?Emlakçı gibi alım satım yapıp ticaret yapması gerekir ki zekat gereksin
?Yatırım amaçlı alınıp kenarda duran arsaya zekat verilmez
?Fakat bu kimse zekat alamaz ve kurban keser

_______________________

Bir kişi ticaret yapmak için değil de, ‘parasının değerini muhafaza etmek niyetiyle’ bir arsa alsa ve iyi bir müşteri çıkınca da satma ihtimali bulunsa, arsanın üzerinden bir yıl geçmesi durumunda zekat vermek zorunda değildir. Çünkü gayesi ticaret ile meşgul olup ‘devamlı alışveriş yapmak’ değildir.

Ancak gayesi sürekli ticaret yapmak olan emlakçılar, her sene zekat vermek zorundadırlar. Her senenin sonunda elinde bulunan paralarını da ekleyip, ticaretini yaptığı binaların ve arsaların ‘ortalama satış fîyatını’ hesap ederek kırkta birini vermeleri gerekmektedirler. Bu hükümler, her iki mezhebe {Hanefî-Şafî} göre de böyledir.

Allah herşeyi hakkıyla bilendir.
الله أعلم
Mesut Papatya

Zekatı her fakire vermek uygun mu?

?Malını israf edene, haramda kullanana zekât ve fitre vermek layık değildir. Verilirse sevabı az olur.

?Salih olmayan fakir müslümana da, zekât vermek sahihtir. Fakat salihleri tercih etmek çok sevaptır. Fâsıka zekât vermek, kıraç yere ekin ekmeye benzer, bire 3-5 alınabilir. Salihlere vermek ise, mümbit toprağa ekin ekmeye benzer. Sulak, verimli toprağa tohum atılırsa daha çok mahsul alınır.

?Kâfir, her ibadet gibi zekât vermekle de mükellef değildir. Gayrı müslime zekât vermek caiz değildir. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, Muaz bin Cebel hazretlerini Yemen’e gönderirken, zekâtın, uşrun, kimlerden alınıp kimlere verileceğini bildirirken, (Müslüman zenginlerinden al, fakirlerine ver) buyurdu. (Buhari)

?Bu hadis-i şerifi açıklayan âlimler, zekâtın müslüman zenginlerden alınacağını ve onların [müslümanların] fakirlerine verileceğini, gayrı müslime verilmeyeceğini bildirmişlerdir.

Özür meselesi

?Sürekli devam eden abdest bozucu hallere özür denir. Meselâ, idrarını tutamama, devamlı gaz çıkarma, sık sık burnu kanama, yarasından devamlı su akma gibi haller, birer özür hâlidir. Kendisinde bu gibi abdest bozucu bir özür bulunan kimseye ise, sâhib-i özür (özür sâhibi) veya ma’zur (özürlü) denir.
Kişinin özürlü sayılabilmesi için, abdest bozucu bir hâlin, tam bir namaz vakti
boyunca devam etmesi, yani, abdest alıp namaz kılacak kadar kısa bir süre dahi
olsun kesilmemesi şarttır. (Bu özrün başlamasının şartıdır.) Bundan sonra da,
her namaz vaktinde, en az bir kere aynı hâl ortaya çıkmalıdır. (Bu da özrün
devamının şartıdır.)

?Böyle bir kimse özürlü hükmündedir. Namaz vaktinin sonuna kadar bekler ,abdest alıp abdesti bozalsa dahi o hal üzere namazını kılar.

Yüzdeki tüyleri kılları almak

?Fıkıh alimleri yüzünde sakal ve bıyık biten kadının onları gidermesinin caiz olacağını;

❗ancak kaşları inceltmenin, tabi şeklinden çıkarmanın, kirpikleri düzeltmenin caiz olmadığını belirtirler.

?Çünkü diş, kaş ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslında olmayıp sonradan biten yüzdeki kıllar ise bu sınıfa girmediğinden, kadının bunları gidermesin de bir mahzur görülmemektedir.

?Aynı şekilde kadının bacağındaki kılları gidermesinde de bir mahzur yoktur.

❗Çünkü bu kaş gibi bir uzuv mesabesin de değildir.