*SORU :* Camilerin altında bulunan dükkânları kiralamak caiz midir? Cami altında tuvalet yapılmasında bir sakınca var mıdır?

*CEVAP:*
وَأَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلَّهِ
 (şüphesiz mescidler yalnız Allah içindir.) Cin/18
 
?İmam Ebu Hanife’ye göre  bir mescid yapıldığı ve müstakil girişi olduğu zaman, ilk kişinin namaz kılmasıyla orası mescid hükmünü alır. Artık mülkiyeti arazi sahibinin veya başka hiç kimsenin değil yalnız Allah’ındır. 

?İmam Ebu Yusuf’a göre; burayı mescid yaptım demekle mülkiyet zail olup orası mescid olur, yani mescid hükmünü alması için orada namaz kılınması şart değildir.

?İmam Muhammed’in görüşü  ise bir rivayette İmam Ebu Hanife’nin görüşü ile aynıdır. Diğer rivayette ise İmam Muhammed’e göre orada cemaatle namaz kılınmadıkça mülkiyetin zevali söz konusu değildir. Çıplak arazinin durumu da böyledir.

?Şu halde sualimizin cevabına müteallik Mescidler iki kısımdır.
 
*1-*  Çıplak arâziyken mescid hükmünü almış olanlar.
 
   Çıplakken mescid hükmünü alan arâzinin üzerine mescidden başka bir şey binâ edilemez, yerden göğe mesciddir.

Ancak mescidin levâzımından olan tuvalet, şadırvan gibi şeyler ve imam için lojman yapılabilir.  Böyle bir mescidin alt katında dükkan yapılırsa burayı kiralamak caiz değildir.
 
*2-* Çıplak arâzi iken alt katları dükkan, ev veya medrese emsâli şeylere niyet edilen mescitler.
 
Bu tür mescidler inşâ edilirken henüz mescit hükmünde olmayıp imamların zikrolunan görüşlerine göre sonradan mescid hükmünü alırlar.
 
?Şu halde mescit hükmünü almamış arazide mescid yapılırken, alt katlar için dükkân veya meşru olan ev, medrese v.s şeylere niyet edilebilir.

Bunlar -mescidi yaptırana göre- geliri mescide ait olmak üzere müstakil olarak vakfedilebileceği gibi, imam lojmanı gibi mescid için gerekli şeylerde yapılabilirler.

Alt katlar mescitten ayrı olarak vakıf yapılmışsa vakfedenin şartı üzere hareket edilir.

Geliri camiye yardım amaçlı vakfedilen alt katlar, ecr-i mislinden (piyasa değerinden) kiraya verilirler.

Ecr-i mislinden noksan bir ücretle kiraya verilirse bakılır; şayet bu, bir noksan-ı yesir ise kiralama sahih olur. Fakat noksan-ı fahiş olursa sahih olmaz. 

Kira hususunda noksan-ı yesir 1/5 ten aşağı olan noksandır.

Noksan-ı fâhiş ise 1/5 ten ziyade olan miktardır.

Yani piyasa değeri 1000 lira olan yeri 800 liradan aşağı kiraya vermek sahih değildir.

Meselede daha çok tafsilat ve görüşler vardır ancak özet olarak Hanefi mezhebinin görüşü budur.
 
Her iki durumda da mescidin levâzımından olduğundan mescidin altında veya yanında tuvalet ve şadırvan yapmakta bir beis yoktur. Ve’s-Selam.
 
Emin Ali YÜKSEL

Kerahat vakitleri

? Kerahat Vakitlerinde neler yapılır neler yapılmaz?

üç ağır kerahat vakti vardır:

?1) Güneş doğduktan sonraki yarım saat
?2)Öğle namazına yarım saat kala
? 3) Akşam namazına yarım saat kala .
?Bu 3 vakitte
❗Hiçbir kaza
❗vacip namaz (Vitir adak Bozulmuş nafile ve tavaf namazı )kılınmaz..
❗Kerahat Vakitlerinden önce hazırlanmış olan cenaze namazı kılınmaz
❗Kerahat Vakitlerinden önce okunmuş olan secde ayetinden dolayı tilavet Secdesi yapılmaz

Aksi halde iadeleri lazımdır
?Kerahat vaktinde okunan secde ayetinden dolayı o vakitte secde yapılabilir fakat bu secdeyi Kerahat vaktinden sonraya bırakmak daha faziletlidir

?Nafile de kılınmaz ama kılınacak olursa nafileler kerahetle caiz olur …
? yine Kerahat Vakitlerinden birinde hazırlanmış olan bir cenazenin namazı o vakitte kılınabilir öyle ki faziletli olan bu namazı geciktirmeyip hemen kılmaktır çünkü cenazelerde acele etmek menduptur

? Kerahat Vakitleri nde Kuran okuyup zikir yapmak ise caizdir fakat zikir yapmak daha efdaldir

Halebi

Ayrıca uyumakta doğru değildir

Akika kurbanı

AKİKA KURBANI

?Yeni doğan çocuğun başındaki tüyüne (Akîka) denir. Böyle bir çocuk için Cenab-ı Hakk’a şükür yerine geçmek üzere kesilen kurbana da “Akîka” adı verilmiştir. Bunun müslümanlarca asıl adı “Nesîke”dir.

?Akîka, bizce mubah ve güzeldir. Üç İmama göre ise sünnettir.

?Akîka kurbanı, çocuğun doğduğu günden büluğ çağına erinceye kadar kesilebilir. Fakat yedinci günü kesilmesi daha faziletlidir.

?Çocuğun yedinci doğum günü adı konulur ve başının saçları kesilip ağırlığınca altın veya gümüş sadaka verilir. Aynı günde bu kurban kesilir; çünkü böyle yapılması üç İmama göre müstahabdır.

?Kurbana elverişli olan hayvan akîkaya da yeterli olur.

?Erkek çocuk için bu kurban kesilebileceği gibi, kız çocuk için de kesilir. Bunlardan her biri için bir koyun kesilmesi yeterli olur. Erkek çocuk için iki kurban kesilmesi gereğini söyleyenler de vardır.

?Akîka kurbanının kemikleri, çocuğun sağlık ve selametine bir hayır dileği olsun diye, kırılmayıp yalnız ek yerlerinden ayrılır ve öylece pişirilir. Bunu yapmak müstahabdır.

?Diğer bir bakımdan da, çocuğun mütevazi olmasına ve kötü huylardan korunmuş olmasına bir işaret olsun diye kemiklerin kırılması müstahab görülmüştür.

?Akîka kurbanının etinden sahibi yiyebilir, başkalarına da yedirebilir, sadaka da verebilir.
Büyük İslam İlmihali

Saç ektirmek caizmi ?

Saç eklemek ve saç ekmek caiz midir
Kuranı Kerimde bir ayette şöyle geçmektedir; {Şeytan diyor ki} Onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Kim Allah’ı bırakıpta şeytanı dost edinirse şüphesiz o, apaçık bir hüsrana düşmüştür. {Nisâ 118-119}

Sahabeden Ebû Hüreyre {r.a} anlatıyor; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular;

İğreti saç takana da, taktırana da, bedenine dövme yapana da, yaptırana da Allah lânet etsin ! {Buhârî, Müslim, Nesâî}

İbn- Abbâs {r.a} dedi ki; İğreti saç takan, taktıran, kaşlarını incelten, incelttiren, dövme yapan ve dövme yaptıran lanetlenmiştir. {Ebû Dâvud}

İşte bu ayet ve hadislerden dolayı, aldatma olduğu, fıtratı beğenmeyip yaratılışa müdâhale edildiği ve pis koku vb. yaptığı için saça saç eklemek haram kabul edilmiştir.

Fakat günümüz şartlarında saça saç eklemek artık yoktur. Bilakis saça saç ekmek vardır. Yani saçın bir kısmı alınıp diğer taraflara kökü ile beraber ekme operasyonu yapılıyor. Bunun hakkında günümüz şartlarında alimler arasında iki görüş vardır. Bir görüşe göre bu yine fıtrata müdâhale olup haramdır derken, diğer görüşteki alimler, bu ayet ve hadiste men edilen kısımdan değildir, çünkü haram kılınan saç eklemektir ve bu da insan vücudunda koku yapar, pis ve çirkinlik verir, bu ise kişinin kendi saçıdır derler.

Takva ve ihtiyat ile verilen fetva; Bu iki görüş içinde haram olduğu görüşü ile amel edilmesidir. Fakat bir adam gerçekten çok rahatsız olur ve buna gerçekten ihtiyaç duyarsa caizdir diyen alimlerin görüşü ile amel edebilir. Ancak burada da şart; Ekilen saçın ya kendi saçı olması ya da temiz hayvan kılından olup başka bir insanın saçı olmamasıdır. Aksi halde insanın cüzü muhterem olup başka imkânlar olduğundan bu da haram olmuş olur.

{İbn-i Abidin & Muğni’l Muhtâc & El-Mecmû}

EK BİLGİ; Kadının peruk takması caiz midir ?

Kadının eklediği saç veya taktığı peruk; ister kendi saçından olsun, ister başkasının saçından olsun haramdır. Bu peruğu ister mahremlerinin yanında taksın, ister yabancı erkeklerin yanında taksın aynıdır. Çünkü bu tarz insan saçından yapılmış peruğu takmak yukarıdaki gerekçe ile haramdır.

Kadının eklediği saç; insan saçı değil de başka bir şeyden yapılmış ise; Mesela hayvan kılı, deve tüyü, ipek, yün, naylon, suni veya sentetik elyaf vb. herhangi başka bir şeyden yapılmışsa, bu durumda peruk takmak kadın veya erkek için caizdir. Ancak kadının saçını, göstermesi caiz olmayanların yanında göstermemesi şarttır. Aksi halde haram olur.

Bununla beraber peruk üzerine yapılan mesh geçerli değildir. Bu yüzden peruğu çıkarıp başa meshedilmesi gerekir. Bu saçlar asıl saç olmayıp, başa konulan bir bez veya örtü gibi olduğundan, bunlar üzerine mesh eden kendi saçına mesh etmediği için bu aldığı abdest geçerli olmaz. Ancak kendi saçlarına su temas ediyorsa abdesti geçerli olur. Gusül abdestinde de bütün bedenin ıslanması gerektiği için başın bizzat derisinin ıslanması gerekir. Bundan dolayı protez el ve takma diş gibi çıkmalı ise; saça yapılan eklemenin de çıkarılması gerekir. Aksi halde deriye su ulaşmayabilir.

Fakat saç derinin dibine ekilmişse; ekilen saçın da diğerleri ile beraber ihtiyaten yıkanması güzel olur.

NOT; Takma kirpik kullanmak da haramdır. Ancak kadın bunu kocasına süslenmek maksadıyla, kocasının yanında yaparsa caizdir. Veya kadının kirpikleri tamamen yanmış ya da olduğundan çok daha kısa olmuş ise; zaruret gereği insan kılından yapılmayan kirpik takmak da caiz olur.

SONUÇ: ismailaga fikih kurulu kendi sacindan da olsa sac ektirmeye fetva vermiyor.

Topuz yapmanın hükmü nedir?

?Bayanların saçlarını topuz yapmalarının caiz olmadığını söyleyen hadis şöyledir:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ تَعَالَى، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صِنْفَانِ مِنْ أَهْلِ النَّارِ لَمْ أَرَهُمَا، قَوْمٌ مَعَهُمْ سِيَاطٌ كَأَذْنَابِ الْبَقَرِ يَضْرِبُونَ بِهَا النَّاسَ، وَنِسَاءٌ كَاسِيَاتٌ عَارِيَاتٌ مُمِيلَاتٌ مَائِلَاتٌ، رُءُوسُهُنَّ كَأَسْنِمَةِ الْبُخْتِ الْمَائِلَةِ، لَا يَدْخُلْنَ الْجَنَّةَ، وَلَا يَجِدْنَ رِيحَهَا، وَإِنَّ رِيحَهَا لَيُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ كَذَا وَكَذَا.
?Cehennemliklerden iki gurup insan vardır ki, ben onları görmedim.
❗Birinci gurup yanlarında sığır kuyruklarına benzer kamçılar olup, onlarla İnsanları döverler. ❗Diğer gurup ise giyinmiş ama çıplak, (erkekleri kendine) meylettiren ve (erkeklere) meyleden, başları eğri deve hörgüçleri gibi olan kadınlardır.

❗❗❗Bunlar (bu iki gurup insan) cennete giremeyecek, ❗onun kokusunu da alamayacaklardır.
Hâlbuki cennetin kokusu şu kadar ve şu kadar (uzak) mesafeden alınabilmektedir.

?(Hadis-i şerifin
مُمِيلَاتٌ مَائِلَات kısmı
❗ (erkekleri kendine) meylettiren ve (erkeklere) meyleden) şeklinde tercüme edilmekle birlikte şerhlerde başka izahlarda yapılmıştır.)

?Bu hadis-i şeriften anlaşıldığı üzere kadınların saçlarını topuz dediğimiz tarzda yapmaları ❗kesinlikle caiz değildir.

?Diğer bir hadis-i şerifte (Müsned-i Ahmed, hadis-i şerif no: 7083)
❗bunun lanet edilmeyi gerektiren bir günah olduğu ifade edilmiştir.

?Ancak bayanların saçlarını deve hörgücü gibi yapması yabancı erkekleri kendilerine meylettirip onların dikkatlerini çekecek şekilde olduğunda caiz değildir.
?Dolayısıyla bir bayanın bu şekilde dışarı çıkması caiz değildir,
?ancak evinde (tek başına iken,
?kocasının yanında
?veya mahremlerinin yanında iken)
❗saçlarını bu şekilde bağlamasında bir beis yoktur inşallah Teâlâ

İsmail ağadan bir hadis ihtisas hocası

İsmailağa fetva

*SORU 28 :* Kabir  başında oturma ve Kurani Kerim okumanin hukmu nedir?

*CEVAP:*

?Bahrur-Raik sahibi derki:  Bana zahir olan şu ki, bu husus Ebu Hanife’nin r.a. sözüyne göre kabrin yanında Kur’an okumanın kerahati vardır. Fetva ise, İmamı Muhammed’in r.a sözü üzere olup kabrin yanında Kur’an okumanın kerahati olmadığı şeklindedir. Hulasa isimli kitabta böyledir. (Bahrur-Raik: 5/246)

?CEVHERE: Ölü defnedilince kabrin yanında bir saat kadar oturmak müstehabtır. Yani bir deve kesilip eti taksim edilene kadar. Orda Kur’an okunur, ölü için dua eder.

?Ebu Davud’un Süneninde der: ‘Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, ölünün defnini bitirince, kabrin yanında durur ve şöyle derdi: “Kardeşiniz için istiğfar edin, Allah’tan onun için sebat isteyin, siza şu an o sual olunmaktadır.”  

?İbni Ömer  r.anhuma, kabrin (ölünün) üzerine definden sonra, Bakara Suresinin evveli ve son kısmını okumayı müstehab görürdü.

?Amr ibni As r.a, ölüm döşeğinde şöyle dedi: ‘Ben öldüğüm zaman, ağıtçım olmasın, ateş (mum, kandil v.s.) yakmayın. Beni defnettiğiniz zaman, üzerime azar azar toprağı serpin, sonra kabrimin etrafında halka olup bir deve kesilip eti taksim edilecek miktar oturun, taki size alışayım, Rabbimin elçilerine nasıl cevab vereceğime bakayım.’ (Cevhere: 1/429)

?SERAHSİ’NİN MEBSUT’U : Cenaze kabir yanında yere konunca, oturmakta besi yoktur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına, kendisi ile birlikte bir kabrin baş ucunda iken ayakta oldukları halde iken, bir yahudi: Biz de ölülerimize böyle yapıyoruz; deyince, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem kendisi oturdu ve ashabına dedi: “Onlara muhalefet ediniz.”

?İnsanların omuzlarından indirilmeden evvel, diğerlerinin oturmasının mekruh olması, ölünün yere konmadan evvel kişilerin yardımına ihtiyaç duyulmasından dolayıdır. Ayakta iken, bu yardım mümkün olur. Ölü yere konunca, artık yardım istemeye gerek kalmaz. İnsanlar ölüye ikram için gelmişlerdir, ölü yere konmadan evvel otururlarsa, bu durum ölüye eziyet olur, onu hafife almak olur.  (Mebsut: 2/102)

?(MÜLTEKA ŞERHİ) MECMAUL ENHUR

İmamı Azam r.a. ölünün yanında Kur’an okumayı mekruh gördü, zira ölüler cifedirler (çürümüş etler).  Aynı şekilde kabrin yanında oturmayı da mekruh görürü, zira bu da ölüye ihanettir.

❗İmamı Muhammed r.a. ise bunlara cevaz verdi, zira bunda ölü için menfaat vardır. Fetva Muhammedin söz iledir.

❗Zira hadisi şerifte Ayetel Kürsi, İhlas suresi, Fatiha suresi ve diğerlerinin kabir yanında okunması zikredilmiştir.

?Ehli sünnet vel cemaatin gittiği görüşte, kişi amelinin sevabını başkasına verebilir. Süfyan-ı Sevri’nin haber verdiğine göre Muhammed ibni Hanife, İbni Abbas r.anhuma üzerine namaz kıldı, dört tekbir aldı (cenaze namazı kıldı), sonra onu kıble tarafından kabre girdirdi, üzerine üç gün çadır gerdi. Bundan anlaşılan, çadır konmanın sadece Kur’an okumak için olduğudur.

?İşte bu zikrettiklerimiz, Hanefi Mezhebinin en makbul kitablarından bazılarıdır. Ölüye Kur’an okumanın fayda vermeyeceğini, kabrin başında oturmanın doğru olmadığını söyleyenler, sadece akıl aldıkları vehhabi ve selefi reformcu kişilerin borazanlığını yapmak tadırlar, ilmi bir hazırlıkları yok. Şayet ilimden nasibleri olsa, şu açıklamalara benzer bir yorum getirirler de sonra kendilerinin buna uymadığını söylerler, ama bunu yapamazlar, zira o zaman millet bunlara itibar etmez.

Allahu teala bizleri ehli sünnet yolundan ayırmasın…..Âmîn!

SORU 29 :* Kadınların yanlarında mahremleri bulunsa bile tavaf esnasında erkeklerle zorunlu bir şekilde temas durumu söz konusu olduğundan hacca gitmelerinin sakıncalı olduğunu duydum bu doğru mudur?

*CEVAP:*

?Hanefi mezhebine göre bir kadının yanında kocası veya Mahremi bulunmadan seferi mesafeye gitmesi
❗caiz değildir.

?Hac veya Umre gibi bir ibadet için gidilecek olsa da kocası veya Mahremi yanında bulunduktan sonra gerek Hac gerekse umreye gitmesinde bir sakınca yoktur. Kaldı ki tavaf alanının seyrek olduğu bir zamanda veya ikinci kattan yaparak bahsedilen mahsur olmadan da tavaf gerçekleştirilebilir.

? Evet biraz meşakkatli olur ama bunu yapabilir yani bu konuda çaresiz değildir.

Fatih kalender H

*SORU 30 :* Adetliyken camiye girmek caiz midir?

*CEVAP:*

?Hayızlı kadının camiye girmesi uygun görülmemiştir.

?Ümmü Seleme’den (ra) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

Resulullah (asm) bu mescidin avlusuna girerek en yüksek sesiyle:
“Şüphesiz mescid, cünüb adama ve hayızlı kadına helâl değildir.” buyurdu. (İbn Mace)

?Hanefî âlimlerine göre hayızlı ve lohusa kadının mescide girmeleri yasaktır.

?Mâlikilere göre de durum aynıdır. Ancak mal veya can tehlikesi olursa mescide girmeleri caizdir.

?Şafiî ve Hanbeli âlimlerine göre hayızlı ve lohusa kadın, mescidi kanla kirletmekten emin iseler mescidden geçebilirler. Mescidde durmaları ise Şâfiîlere göre mutlaka yasaktır.

?Hanbelîlere göre ise, eğer kan kesilir ve abdest alırlarsa durmaları caizdir. (Sünen-i İbni Mâce Tercemesi Ve Şerhi)

?Hanefilere göre:
Hayızlı veya nifaslı veyahut da cenabet olan kimseye, ister oturmak için olsun, isterse ibadet etmek için olsun, mescide girmek, haramdır. Münyettil – Musallî’de de böyledir,

?Tefazîb isimli kitapta; “Cemaat için, hayızlı, mescide giremez.” denilmiştir.

?Hüccet’de ise “Hayızlı, başka yerde bulamıyorsa, su için, mescide girebilir.” denilmiştir. Hüküm de böyledir.

?Hayızlı bulunan veya cünüp olanın, vahşî hayvanlardan ve¬ya hırsızdan veyahut da soğuktan korktuğu zaman, mescidde durmasında bir beis yoktur. Bu durumla karşılaşanlar için, evlâ olan ise, mescide tazim ederek, teyemmüm etmektir. Tatarhâniyye’de de böyledir.

❗Mescidin üzeri de, mescid hükmündedir.

Cevheretü’n – Neyyire’dede böyledir.

?Sahih kavle göre, cenaze ve bayram namazlarını kılmak için tanzim edilmiş olan yerler, -namazgahlar- mescid hükmünde değildir. Bahrü’r – Râık’ta da böyledir. (Fetevayi Hindiyye)

❗Bir zorunluk olmadığı halde bir mescide girmek veya içinden geçmek hayızlıya yasaktır. Fakat zaruret hali olursa, geçilebilir. Bir kimsenin evinin kapısı, mescidin içine doğru açılsa ve evine girip yıkanmak için mescit içinden geçmek zorunda kalsa, o kimse mescit içinden geçerek evine girer ve yıkanır. (Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen)

?Hayızlı kadının Kur’an okuması ve Mushaf’ı eline alması, mescide girip orada kalması, Hanefîler de dahil fakihlerin çoğunluğuna göre câiz değildir.

❗Bu konuda hayızlı kadın cünüp kimse gibidir. İhtiyaç halinde mescide girebilirler. (Başka yol olmaması ,düşnandan sığınma veya sadece camide su olması gibi)

(İman ve İbadetler)

?Şafilere göre:
Cünüb, hayızlı ve nifaslı kadının, beklemeksizin, dolaşmaksızın, mescidi pislemeksizin içinden geçmeleri caizdir.

?Meselâ bunlardan birinin, mescidin bir kapısından girip öbüründen çıkması caizdir. Ama girdiği kapıdan tekrar çıkması, mescidin içinde dolaşmak sayıldığından haram olur. Yalnız bir kapıdan girip öbüründen çıkmak niyetiyle içeri girer de farkında olmaksızın aynı kapıdan tekrar çıkacak olursa bu, haram olmaz. (Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, A. Ceziri)

?Şafi de Hayız ve nifaslı olan kadın, camiyi kirletmesinden korkusu olmazsa caminin içinden geçebilir.

Günümüz Meselelerine Fetvalar, Halil Gönenç)

Soru 31 :* Çıplak ayakla namaz kılmak caiz midir ?

*CEVAP:*

?Soruyu soranın kadın veya erkek olduğunu farz ederek her ikisine cevap vermeye çalışalım.

?Kadının yüzü ve eli dışında bedeninin tamamı avrettir.

❗Namazda ayaklarının avvret olup olmadığı konusunda ise ihtilaf vardır.

?Konu ibadet olunca İhtiyat gereği ile amel etmeyi asıl aldığımızdan

❗ *Hanım kardeşlerimizin çorapla namaz kılmalarını söyleriz.* Namaz gibi önemli dinin gereği sayılan bir ibadete aşırı Özen göstermek kadın olsun erkek olsun hepimizin vazifesidir.

?Erkeklerin çorapsız namaz kılmalarına gelince❗Hanefi mezhebine göre erkeklerin çorapsız namaz kılmaları bulundukları yerde yadırganmalarına sebebiyet veriyorsa
❗mekruhtur.

Fatih Kalender H