6.SORU: Başlık parası almak caiz midir ?

? damat ve damadın babası istek ve arzuyla kızın babasına hediye verseler dinen bir sakınca yoktur. Hatta sünnettir.

? Ama kızın babası paranın veya başka bir şeyin verilmesini şart koşuyorsa verilmediği taktirde kızı vermeyecekse alınan mal haramdır.
? yani damat ve onun babası verdikleri şeyden ötürü mesul olmayacaklar ama kızın babası günahkar olur.
Halil günenç

Oruçlu bir kimse tahlil için kan verirse orucu bozulur mu? Günahkar olur mu?

İbni Abbas(Radyallahu anhumâ)nın “Rasulullah(Aleyhisselam) ihramlı ve oruçlu iken kan aldırdı(hacemat yaptırırdı)”
[1]rivayetiyle kan aldırmanın orucu bozmayacağı ortaya çıkmıştır.[2]

Hacemat iğne ile yapılmadığı için, belki akla günümüz için vücuda giren iğnenin orucu bozup bozmadığı meselesi gelebilir.

Bu konuda söyleyeceğimiz şudur;

Tebyinde vücuda isabet eden ok veya mızrağın bir kısmı içeride bir kısmıda dışarıda kalırsa orucu bozmaz hükmü zikrolunmuştur.

Buna kıyasla anlaşılmaktadır ki; tahlil için kan almakda kullanılan şiringa vücuda tamamen girip kaybolmadığı ve kan alımı esnasında vücuda herhangi bir sıvıda enjekte edilmediği için enjektör sebebiylede oruç bozulmaz.

Kan vermekle kişi günahkar olmaz.
Ancak kendisini güçten düşürerek oruç tutmasını zorlaştıracak derecede kan aldırmak mekruh olur(mesela zaruri bir durum söz konu değilken oruçlunun kan bağışında bulunması gibi).

[1]Buhari: Savm 32 – Ebu Davud: Sıyam 29

[2]Mülteka l-Ebhûr/oruç bâbı

[3]Et-Tebyin-Zeylaî

(Üveys AKI)

Bir kimse gusül abdesti almasa, yani gusle niyet etmese ve ağzına burnuna su almadan sadece tepeden aşağı yıkansa/ıslansa (guslü değil ama, namaz abdesti olmuş sayılarak) bununla namaz kılabilir mi?

Abdestte niyet farz değildir, başın ıslanmasıda meshin yerine gelmesi için yeterli olur. Sorudan anlaşıldığı kadarıyla diğer tüm abdest uzuvlarıda ıslandığına göre abdesti olur ve bu şekilde namaz kılabilir.

Ancak bu dediğimiz evvelce cünup olmaması durumu için geçerlidir.

Şayet cünup olsa idi,  ağzına ve burnuna su almadığı için guslü olmaz, dolayısıyla namazda kılamazdı.

Abdullah HİÇDÖNMEZ

Namazda iken kahkaha ile gülen kimsenin hem namazı hem abdesti bozulur.Ancak bu namazın rüku secdeli bir namaz olması lazım. Birde gusül abdestiyle kılınan bir namaz olmaması lazım. Gusül abdestiyle kılınan bir namazda kahkaha ile gülünürse, namaz bozulsada abdest bozulmaz, çünkü kahkaha gusül abdestini bozmazmış öyle midir?

Kahkahanın haddi ; bir kimsenin gülmesinden dolayı mey­dana gelen sesin, hem kendisinin ve hem de yanındakilerin duyacağı kadar olmasıdır.
 
Dıhk (gülme)ın haddi ise; sesin, kenidisinin duyacağı kadar olup, yanındakilerin duyamayacağı kadar olmasıdır.
 
Tebessüm ise; sessiz gülmek, gülümsemektir. Yani ne tebessüm eden kimse, ne de yanındakiler bir ses duyamazlar. 
 
*Kahkaha;* Namaz içerisinde olursa abdestide namazıda bozar, namazın haricinde abdesti bozmaz.
 
*Dıhk;* namazın içinde olursa, namazı bozar, abdesti bozmaz.
 
*Tebessüm;* namazı da abdesti de bozmaz.
 
Bir kimse, tilâvet secdesinde veya cenaze namazında, kah­kaha ile gülse, bu kimsenin, tilavet secdesi ve cenaze namazı bozu­lursa da abdesti bozulmaz. Fetâvâyi Kâdîhân’da da böyledir.
 
Ancak bir özürden dolayı îmâ ile namaz kılmakta olan bir kimse veya bir hayvana binili olduğu halde farz veya nafile namazlardan birini imâ ile kılmakta olan bir kimse, kahkaha ile gülerse, abdesti bozulur- Fethü’l – Kadîr’de de böyledir.
 
*Gusül Abdesti İle Namaz Kılanın Namazda Kahkaha İle Gülmesi:*
 
Namazda kahkaha gusül abdestini bozmaz. Fakat kahkaha dört âzânın taharetini bo­zar,  denilmiştir.

Buna göre, gusleden kimsenin, namazda kahkaha ile gülmesi, namazını batıl eder ve yeniden abdest almadan, namaz kılması caiz olmaz. Muhıyt’te de böyledir. Sahîh olan da budur. Tatarhâniyye’de de böyledir.
 
(Üveys AKI)

Ramazan ayında kılmakta olduğumuz teravih namazını camide kılmamız şart mıdır ?

?Teravih namazı ve nafile namazların evde kılınıp kılınmaması zaman zaman gündeme gelmektedir ve bu konu çeşitli tartışmalara söz konusu olmaktadır.

?Zeyd bin Sabit hazretleri şöyle rivayet etmektedir. Efendimiz ramazan ayında hasırdan bir bölümde namaz kılmakta idi . Bunu gören sahabelerde efendimizin yanına gelerek namaza iştirak ettiler. Bunu gören efendimiz şöyle buyurdu.

“Görmüş olduğum davranışınızı tanıyorum. Ancak ey insanlar, bunu evimizde kılınız. Çünkü bir kimsenin farz namaz dışında kıldığı namazın en değerlisi evinde kıldığıdır”. Efendimiz bu sözleriyle teravih ve nafile namazların evde kılınmasının daha uygun olacağını belirtmiştir.

❗Fakat şu noktada önemlidir ki efendimizin bu konuda böyle bir tutum sergilemesinin nedenlerinden biride ümmetinin ramazanda kılınan teravih namazını üzerlerine bir farz gibi algılamalarından çekinmesidir.

❗İşte teravih namazının farz olmadığı ve nafile bir namaz olarak müslümanlar içerisinde yer edindiğini gören Hazreti Ömer hilafeti döneminde teravih namazının toplu olarak kılınmasında bir mahsur olmayacağını ve hatta daha güzel olacağına içtihad ederek ve çevresinde ki sahabelerin de görüşlerini alarak karar vermiştir.

?Şimdi bu noktada bilmemiz gerekir ki teravih namazının belli hükümleri , kuralları ve usulü vardır ve her müslüman bu gereklilikleri bilmeye bilir. Bu nedenle insanların teravih namazını işin ehli olan bir imama tabi olarak kılmaları daha uygun olacaktır. Bunun yanı sıra yirmi rekat olan teravih namazını bir insanın evde tek başına kılması ağır ve zor gelebilir. “Şüphesiz cemaatte rahmet vardır ve toplu yani cemaatle yapılan ibadetler insana daha kolay gelmektedir”. Bu nedenlede teravih namazını cemaatle kılmak daha uygun olacaktır.

?Özetle yukarıda zikrettiğimiz hadisten yola çıkarak şunu belirtmeliyiz ki “teravih namazının camide cemaatle kılmak şart değildir”. Lakin bahsettiğimiz nedenlerle alimlerimiz cemaatle kılınmasında bir mahsur olmadığını ve güzelde olabileceğini beyan buyurmuşlardır.

?Bu konuya şöyle bir örnek verebiliriz . Bahsettiğimiz hadis i şerifin dairesine beş vakit namazın sünnetleride girmektedir. Yani sünnet namazlarında sadece camide değil evde kılınmasıda mümkündür.

❗Fakat sahabe i kiram ve islam alimlerimiz beş vakit namazın camide kılınmasının daha güzel olacağını ve böylece bu sünnetin unutulup gitmeyeceğini ifade etmişlerdir. İşte bizler bu nedenle beş vakit namazın sünnet namazlarınıda düzenli bir şekilde camide kılmaktayız.

?İşte bu nedenlerle teravih namazıda beş vakit namazın camide kılındığı gibi ramazan ayında yatsı namazına mütakiben camide cemaatle kılınmaktadır. Böyle yapmamız daha uygun olacaktır.

❗Tabi ki bir mazeretimiz var ise veya farklı bir engel var ise teravih namazlarımızı evde ailemizle cemaat yaparak veya bireysel olarak kılabiliriz

Bir kişi Hanefi mezhebine göre ailesinden izinsiz nikah kıyabilir mi ?

?Nikâh bir akit, sözleşme ve anlaşmadır.

?Bunun için bazı şartları vardır.
❗Bu şartlardan birisi yerine getirilmezse nikâh sahih olmaz.

1. ?Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması.

2. ?Tarafların irade beyanı. Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri.

3. ?Kızın velisinin izninin olması.
❗Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir.

4. ?Şahitlerin hazır olması.

Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır.

Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder.

?Bunlardan başka bir şart daha vardır; o da nikahın duyurulmasıdır.
❗Bu Malikilere göredir.

❗❗Ancak Osmanlı Aile Hukuku kararnamesinde de mahalle kadısına kayıt yaptırılmayan nikahların geçersiz sayılacağı ifade edilmiş ve resmi nikah üzerinde ısrarla durulmuştur.

?Resmi nikah olmadan dini nikah yapılmasını şeyhimiz dahil hocalarımız uygun görmemektedir

❗Özellikle kadının dini ve dünyevi hukukunun korunması açısından dini nikahın yanında resmi nikahın da yapılması gereklidir

?Nitekim Osmanlı Aile Hukuku kararnamesinde de mahalle kadısına kayıt yaptırılmayan nikahların geçersiz sayılacağı ifade edilmiş ve resmi nikah üzerinde ısrarla durulmuştur