Surete / hayvana / canlıya karşı namaz kılmak caiz midir?

?Şayet suret secde yerinde ise ve bu suret ruh sahibi varlıklara ait ise üzerine secde ederse, ittifakla mekruhtur. Çünkü surete ibadet edenlere benzer.
?Fakat üzerine secde etmiyorsa ihtilaflı olmakla beraber mekruhtur.
?Suret ayağının altında ise mekruh değildir; çünkü bu surete hürmet değil hakarettir.
?Eğer suret namaz kılanın başının üstünde, tavanda, önünde, sağında, solunda ise bakan kimsenin suret olduğunu anlayacağı büyüklükte ise burada civari kerahat vardır.
?Eğer suret bakıldığında anlaşılmayacak kadar küçükse veya kişinin arkasında ise o zaman bunda bir kerehat yoktur;çünkü böyle bir surete ibadet edilmez.
?Bir insanın yüzüne doğru namaz kılmak mekruhtur; çünkü bu da surete ibadet etmeye benzer.
?Günümüzde hayvanada ibadet edildiğinden hayvana karşı da namaz kılmamak gerekir.
?Aynada kişinin suretinin aksi olduğu için direk karşısında namaza durmamak gerekir.

Fakat aynada resmin sabit olması durumu olmadığı için burada bir hürmet durumu da yoktur.

Sefer hükmünün başlangıç yeri neresidir?

Fıkıh kitaplarımızda sefer hükmünün başlangıç noktası kişinin ikamet ettiği şehrin bütün evleri geride kalacak şekilde şehrin dışına çıkması şeklinde tarif edilmiştir. Nasıl ki seferi olan biri şehre girmeden mukim olamıyorsa, ha keza mukim olan biri de şehrin evlerini çıkmadan seferi olamaz.

Şehrin evlerini geçmekten kastedilen bulunduğu cihetteki evlerdir. O beldenin diğer taraftaki evlerini hizalayarak geçmemiş olsa bile seferilik başlar. 

Zira itibar çıktığı cihete göredir.

Şehrin tarifinde, fıkıh kitaplarımızda farklı ifadeler vardır.
Bazıları: içinde zanaat erbabı cami, çarşı, müftü, sultan veya hat ve hükümleri icra eden kadı bulunan yer olarak tarif etmişlerdir. Bazıları da şehir diye adlandırılıp sayılan yer olarak tarif etmişlerdir.

Burada şu üç soru önümüze sıkça çıkmaktadır:

1 )İstanbul gibi büyük şehirlerde her bir ilçe ayrı bir şehir olarak mı ele alınmalı?

2 ) Şehri ikiye bölen boğaz, şehrin iki taraflı sınırı sayılır mı?

3 ) Şehir ne kadar genişlerse genişlesin sefer hükmü son çıkış noktasından mı başlar?

Bu soruların cevaplarında farklı değerlendirmeleri olan hocalarımız vardır. Onların fikirlerine saygı göstermekle beraber şahsımızın kanaati şu şekildedir:

Fıkıh kitaplarımızda şehrin tariflerine baktığımızda her ne kadar ilçeler müstakil bir şehir olarak değerlendirilseler de, diğer ilçelerin onlara bitişik olmaları,  kitaplarımızda geçen bitişik köyler gibi sayılılacağından, büyük şehrin tamamını geçmeden sefer hükmü başlamaz.
Ancak şehrin evleri kesilecek olsa biraz ilerde tekrar evler başlarsa bakılır; şayet aradaki boşluk “ğalve” denilen bir ok atımıysa yani iki yüz, iki yüz elli metre civarındaysa evler kesildiği yerden itibaren seferilik ve mesafesi başlar.    

İstanbul’un ortasında bulunan boğazın, şehri iki ayrı şehir gibi ayırmadığı kanaatindeyiz. Bu kanaatimizde iki delilden neşet etmiştir.

1.   Hidaye şerhlerinden olan Binaye adlı eserde; şehir ortasında olan nehrin şehri ikiye bölmeyeceğine, seferiliğin şehir evlerinin bitmesiyle başlayacağına delalet eden ibareler vardır.

2.   Boğazdaki köprülerin bağlayıcılık özelliğinin olması. Hanefi fıkıh kitaplarından olan Mecmeu’l-Enhur adlı eserin ifadesine göre Ebu Yusuf (Allah ona rahmet etsin), kadılığı zamanında cumanın her iki yerde caiz olabilmesi için Bağdat’ı ayıran nehir üzerindeki köprünün cuma namazı saatinde kaldırılmasını emir edermiş. Bu da seyyar olan yani kaldırılması mümkün olan bir köprünün bağlayıcılık özelliği olduğunu gösterir. Nerde kaldı ki boğazdaki köprülerin bağlayıcılık özelliği olmasın.

Kolonya parfüm ve deodorant ile namaz olur mu ?

?Şarabın haricinde ki alkol yani etil alkol, beyaz ispirto ve metil alkol, mavi ispirto İmamı Azam efendimize göre kendisinde tahavvül olduğu için namaza engel değildir yani temizdir.
?Mezhebimizin ağırlıklı olan görüşü budur.
?Fakat imameyne göre necistir.
?O halde bu şekilde namaz kılanların namazına olmadı diyemeyiz.
? İhtiyaten kaçınmak daha güzeldir.

Kadin kadina haram olan bölgeler nerden neresidir ?

KADINLARIN AVRETI
• Göbeği ile diz kapağının altının arasıdır.
• Saliha bir kadının, kendisine fâcire (günahkâr) bir kadının bakmasına razı olması hiç uygun değildir.
• Çünkü, o günahkâr kadın, onu başka erkeklere vasfedebilir.

Farz namazların ilk oturuşunda ‘Allahümme salli ala Muhammed’ demek sehiv secdesi gerektirir mi?

Hanefi mezhebinde Farz namazların ilk oturuşunda tahiyyât okunduktan sonra kalkılması gereken bir namazda “Allahümme salli ala Muhammed” diyen kişi İmam’ı A’zama göre farz olan kıyamı geciktirdiği için sehiv secdesi yapar; böylece namazı tamam olur.

Ebû Yusuf ve Muhammed’e göre ise sehiv secdesi gerekmez

KAYNAK: (Ka’sânî, Bedâiu’s-Sanâî’, Beyrut, 1982, I, 213).

Fetva İmam Azam’a göredir.

Gusülde delik olan kulağa su ulaştırılmasa gusül olur mu?

Kulağı delik olan bir hanım ( kulağında küpe olsun olmasın) suyu girdirmek için özellikle su dökerek kulağını ovalar.

Delik kapanmış ise; üzerinden su akıtıldığında içine girecekse yine özellikle suyu akıtmak gerekir.

Fakat suyu akıtmakla deliğe sirayet etmeyip iğne vb. girdirmekle içi ıslanabilcekse böyle birşeye gerek olmayıp sadece üzerinden suyun akıtılması yeterlidir.
(Asuman KARAMUSTAFAOGLU hocamız)

Asansör fetvası minibüsler için de geçerlimidir İstanbul da minibüsler boş olmuyor belki ama daha küçük illerde toplu taşıma araçlarında oluyor şöför ve bir bayan yanlız olsa asansör için verilen fetva geçerli midir?

Arabanin camlari renkli cam değilse içerisi görülüyorsa ve sehir içindeyse halvet olmaz. Ama camlar renkliyse veya renkli olmasa da şehir dışına çakılacaksa kimsenin görmeyeceği yerler oldugu icin tamamen yanliz kalmis olacaklarindan halvet olur. Bu taksi icin de geçerlidir. Bununla bereber halvet olmayacak durumda bile bir kadinin taksiye tek başına binmesi tavsiye edilmez.

Ezanı Şerif’e icabet etmenin hükmü nedir?

?Bunun için ezanın, lahnsiz, tegannisiz, yani sünnet üzere okunan bir ezan olması gerekir. Böyle sünnet üzere olmayan ezanı dinlemek zorunlu değildir.Tahtavî, s.162

?Her okunan ezanı dinlemesi gerekir diyenler varsa da, sadece ilk duyduğu ezanı ya da sadece kendi mescidinin ezanını dinlemesi yeterli olur.
F Hindiyye, I/57