Secdeden kalkınca ikinci secdeye gitmeden oturmaya yakın bir vaziyette kalkmak yeterli midir yoksa tamamen oturulması mı gerekir?

Birinci secdeden oturuşa yakın olacak o kadar kalkarak secdeye gidilirse iki secde caiz olur. (Damat, Bahrur raik)

Fakat bu kasten yapılırsa bel dimdik yapılarak bir kere Sübhanallah diyecek kadar durmadan ikinci secdeye gidildiği yani tadili erkan terk edildiği için namazın iadesi gerekir. (Bir rivayete göre vakit içinde başka bir rivayete göre vakit çıksa da iade edilir. Damat) Hataen yapılırsa Sehiv secdesi gerekir.

Asuman hocamız namaz kitabı

Kadınların araba sürmesi hakkındaki hüküm nedir?

?Caizdir
??fakat kişi fıkhını şeyhinden alır bizim şeyhimiz izin vermiyor
?Mürid olmak demek Seyri sülük yolunda kişinin kendi iradesinden çıkıp muradının şeyhinin muradı olması demektir
?dolayısıyla kendi mezhebi ne ise fetva konusunda ona muracat etmekle beraber kişi nefsini terbiye etmek için gerek işaret gerek ilham gerek keramet yoluyla şeyhinin Nasihatleri doğrultusunda hareket eder
?Bu ise kuran ve sünnetten zerre kadar ayrılmamakla beraber Müstehaplar ve edepler konusundada çok dikkatli bir şekilde dini yaşamakla olur
?Nasıl ki toplumun genel kuralları olsada her aileninde kendine mahsus kuralları varsa her şeyhinde müridlerini terbiye usulü farklıdır.

Oruçlunun diş fırçalamasının hükmü nedir?

?Fırça misvak hükmündedir
?eğer bir kimse macunsuz bir şekilde dişini fırçalarsa bunun oruca hiçbir zararı yoktur
?fakat macunlu bir şekilde fırçalamak isterse o zaman macun yutma ihtimaline binaen bundan sakınmak gerekir
?çünkü macun yutmak orucunu bozar
? eğer yutmayıp da sadece dilinde tadı kalsa orucu bozulmaz
çünkü dil vücudun içinden değilde dışından kabul edilir
?tercih edilen macun kullanmadan boş fırça ve saf su ile dişi fırçalamaktır

Tarikatlı olan bir hanimin eşi bu konularda anlayışsız davraniyorsa bu durumda kadınin tutumu ne olmalıdır?

?İşinizin hiçbir sorumluluğunu aksatmadan onun işte olduğu saatlerde dersinizi yapabilirsiniz

Kocası uzun zamandir kayıp olan kişi ne kadar zaman sonra hükmen boş olur ?

Kaybolduğu halde sağ veya ölü olduğu konusunda bilgi alınamayan veya düşmana esir olup hakkında bilgi bulunmayan kişiye mefkud denir.

Mefkûdun sağ olarak dönmemesi halinde, ne kadar zaman geçtikten sonra ölümüne hükmedileceği konusunda ihtilâf vardır. Hasan b. Ziyad’a göre doğumundan itibaren 120 yıl, İmam Ebû Yusuf’a göre 100 yıl, Zahiru’r-rivâye’ye göre ise 90 yıl geçmesi durumunda mefkûdun öldüğüne hükmedilir. İmam Malik’e göre bu süre dört yıldır. Hz. Ömer (r.a) dan da böyle bir görüş nakledilmiştir.

Hanefi mezhebinde yaygın olan görüşe göre mefkûdun ölümüne hükmedilecek süre, yaşıtlarının hayattan gitmesidir. Yaşıtları öldüğü halde dönmemiş olan mefkûdun ölümüne hükmedilir.

Ancak tercih’e şayan olan görüş (muhtar) süre tayininin imama bırakılmasıdır.(1) Mefkûd, savaş sırasında kaybolmuşsa mücahit ve esirlerin dönüşünden itibaren bir yıl geçtikten sonra, hâkim karı ile kocanın nikâhını feshedebilir.

Artık mefkûdun vefatına hükmedildikten sonra malları vârislere intikal eder ve karısı da vefat iddeti bekler. İddeti bittikten sonra bir başkasıyla evlenebilir.

Ölümüne hükmedilen mefkûd, malları taksim edildikten ve karısı evlendikten sonra sağ olarak gelirse vârislerdeki mallarını alabilir. Fakat harcanmış olanları tazmin ettiremez ve karısını ikinci kocasından ayıramaz (el-Fetâva’l-Hindiyye, II, 300). Fakat kadın, hâkimden, ayrılma kararı almadan evlenip de sonradan eski kocası da ortaya çıkarsa, ikinci nikâh münfesih olur.(2)