Hanefî mezhebine göre, maddesi ne olursa olsun ihtiyaç duyulmaması halinde yüzük takılmaması daha iyidir.
Kadı, sultan ve benzeri, yüzük kullanmaya ihtiyacı olanlar için sünnettir (Eskiden yüzüğü mühür olarak kullanıyorlardı). İhtiyacı olmayanların takmaması daha faziletlidir.
Erkekler gümüş yüzük takabilirler. Sunnet olan erkeklerin takacakları yüzüğün, kadınların taktıklarına benzememesi ve ağırlığı en fazla bir miskal yani 4,009 gr. olmasidir.
Erkek için sunnet olan taşını avucun içine çevirmesidir. Kadınlar ise böyle yapmazlar. Çünkü yüzük onlar için zinet (süs)tür; erkekler içinse süs değildir.
“Demir, bakır, kurşun ve tunç gibi madenlerden yapılan yüzükler hem erkeklere hem de kadınlara mekruhtur (el-Mevsılî, a.g.e., IV, 224). Akîk ve yeşim gibi kıymetli taşlardan yapılanlar ise kadın erkek herkes için caizdir.” (Ibn Abidin, a.g.e.; V, 315).
“Yüzüğün kaşına Allah`ın, Peygamberin ya da kişinin kendi adını işletilmesi de mahzur yoktur. Fakat insan ve hayvan gibi bir canlının resminin konulması günahtır.
Kaşında Allahın ismi veya Peygamberin adının yazılı olduğu bir yüzükle helâya giren kişi, yüzüğünü gizlemelidir.
Eğer yüzük sol elinde ise taharetleneceğinde parmağından çıkarmalıdır.” (Ibn Abidin, a.g.e., V, 317).
Yüzük, her iki elin herhangi bir parmağına takılabilir. Ancak, küçük parmağa takılması sünnettir. (İbn Abidin, a.g.e.)