Zekatın şartları / Zekatta nisap / Zekat gereken mallar

?Nisab; zenginlik sınırını belirleyen miktar’dır.
?İslam’da nisap miktarı ve daha fazla mala sahip olan, zengin;
?daha azına sahip olan ise yoksul sayılır.

BIR KIMSENIN ZEKAT ILE YÜKÜMLÜ OLMASININ ŞARTLARI:
hür, ergin, müslüman olması; borçlarının ve aslî ihtiyaçlarının dışında yıllanmış nisap miktarı mala sahip bulunması gerekir.

?Zekâta tabi olan nakit para ve malların çeşidine göre nisap miktarları da farklıdır.
?Kendilerine zekât gereken mallar beş sınıftır.
?Bu malların kişiyi zekat yükümlüsü kılan nisapları şöyledir:

⚠️ A) Nakitler: Altın, gümüş ve nakit paralar. Altının nisabı, yirmi miskal veya yirmi dinar altındır. (81 veya 96 gr)
?Gümüşün nisabı 200 dirhem gümüş olup; şer’î dirhem ölçüsüne göre 560 gram, örfi ölçüye göre ise 640 gram aşırlığındaki gümüştür.
?Altın veya gümüşün zekâta tabi olması için para, süs eşyası, kap-kacak şeklinde bulunmaları sonucu etkilemez.

?Kâğıt veya madeni paraların nisabı da altına göre hesaplanır.
Çünkü muâmelelerde asıl olan altındır.
Fethul-Kadîr
İbn Âbidîn, Reddül-Muhtâr,

?İslâm hukukçularının çoğunluğuna göre, nisabı tamamlamak için altın veya gümüşten birisi diğerine eklenir.
?Meselâ; bir kimsenin yüz dirhem gümüşü ve kıymetçe yüz dirhem gümüşe denk olan beş miskal altını olsa, buna zekât gerekir. Bunlar tek cins gibi kabul edilir.

⚠️ B)  Maden ve Defineler:

?Maden :toprak dışında toprakta yaratılan ve kıymetli olup topraktan çıkan her şeyi içine alır. Altın, gümüş, bakır, demir, kurşun, kireç, alçı gibi.
?Ehl-i küfür tarafından toprağa yerleştirilen definelere “kenz” denir.
?Müslümanlara ait özellikler taşıyan define, “Lukâta” kayıp mal hükümlerine tabi olur.
?Hanefilere göre maden ve definelerde nisap söz konusu olmaksızın, topraktan çıkan miktarın tamamına beşte bir zekât, ganîmet hükümlerine göre dağıtılır.

⚠️ C) Ticaret malları:

Arz ve çoğulu urûz; altın, gümüş, madenî ve kâğıt para dışındaki her çeşit ticaret eşyasını kapsamına alır.
? Emtia, gayri menkuller, hayvan çeşitleri, tarım ürünleri, elbise, kumaş ve benzerlerinden, alıp satmak üzere, ticaret amacıyla elde bulunan mallar, urûz tabilindendir.
?Bu malların zekâta girmesi için yıllanma yanında, kıymetlerinin altın veya gümüş nisabı seviyesine ulaşması gerekir. Kıymet konusunda malın bulunduğu beldedeki rayiç fiyatlar esas alınır (ez-Zeylaî, Nasbu’r-Raye, II, 375-378).

Günümüzde, eldeki ticaret malı 20 miskal (81 veya96 gram) altın karşılığına kıymetçe ulaşmış olur ve diğer şartlarda bulunursa, kişi nisap miktarı mala sahip sayılır ve kırkta bir zekât vermesi gerekir.
❗Gümüş, altına göre büyük bir satın alma gücü kaybına uğradığı için, ticaret mallarının nisabını belirlemede ölçü olma niteliğini kaybetmiştir.
?Ticaret mallarının zekâtı malın kendi cinsinden verilebileceği gibi, kıymet olarak bedeli de verilebilir (el-Kâsânî, a.g.e., II, 21; İbn Kudâme, el-Muğnî, III, 31).

⚠️ D) Tarım ürünleri ve meyveler:

Tarım ürünleri ve meyveler, yağmur suyu ile veya masraf yaparak sulama durumuna göre onda bir veya yirmide bir zekâta tâbidir. Bu zekâta “öşür” adı verilir.
?Ebû Hanîfe’ye göre tarım ürünlerinde nisap cereyan etmez. Topraktan insan emeği ile yetişip çıkan buğday, arpa, pirinç, darı, karpuz, patlıcan, şeker kamışı gibi öşür arazisi ürünlerine, az olsun çok olsun, öşür adıyla zekât gerekir. Delil, konu ile ilgili ayet ve hadislerin genel anlamıdır. “Tarım ürünlerinden hasat zamanı (yoksulun) hakkını verin” (el-En’âm, 6/141); Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarımızın helâl ve temiz olanlarından Allah için harcayın” (el-Bakara, 2/267). Hadiste şöyle buyurulur: “Toprağın çıkardığı şeylerde öşür vardır” (ez-Zeylaî, a.g.e., II, 384).
?Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre ise, tarım ürünlerinin nisabı 1 tondur. 1 ton’a (5 vesak) ulaşmayan hububattan ve insanların ellerinde bozulmadan bir yıl kadar kalmayacak sebzelere öşür gerekmez.
?Şâfiî, Mâlikî ve Hanbeliler de 5 vesak’ı tarım ürünleri için nisap miktarı olarak almışlardır. Ancak vesak miktarının hesaplanmasında mezhepler arasında görüş ayrılıkları olmuştur (el-Kâsânî, a.g.e., II, 57-63; eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 156 vd.; İbn Kudâme, a.g.e., II, 690-695; İbnül-Hümâm, Fethul-Kadîr, II, 2 vd.; ez-Zühaylî, a.g.e., II, 802 vd.). Bu nisabın delili Hz. Peygamber’in; “Beş vesak (bir ton) tan daha az kuru hurmada zekât yoktur” (eş-Şevkânî, a.g.e., IV,126, 138, 141) hadisidir.

⚠️ E) Hayvanlar:

Deve, sığır ve koyun, zekâta tâbidir. Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’in aksine, Ebû Hanife atlarda da zekâtı gerekli görür. Ticaret için elde bulunmadıkça, atlara zekât gerekmemesi prensibi fetvâya esas olmuştur.

?Devenin zekât nisabı beştir. Hadiste şöyle buyurulur: “Beş deveden azda zekât yoktur” (eş-Şevkânî, a.g.e., 126,138). Beş deve olunca bir koyun, on devede iki, onbeş devede ise üç koyun zekât verilir (el-Kâsânî, a.g.e., II, 31 vd.; İbnül-Hümâm, a.g.e., I, 494 vd.; eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 145 vd.).

?Sığırın nisabı, Muaz b. Cebel (ö. 18/639) den rivâyet edilen şu hadiste belirlenir: “Hz. Muaz şöyle der: Nebî (s.a.s) beni Yemen’e gönderdi ve her otuz sığırdan iki yaşında dişi veya erkek bir sığır; kırk sığır dan üç yaşında dişi bir sığır ve her yüklü sığırdan da bir dinar para veya buna denk elbiseyi zekât almamı emretti” (Tirmizî, Humus, 1966, II, 388; İbn Mâce, Sünen, I, 577). Bu duruma göre, otuz sığırdan daha azı zekâttan muaftır.

?Koyun ve keçinin nisabı, kırktır. Daha azında zekât yoktur. Hz. Ebû Bekir’in mektubundan Enes (r.a)’in yaptığı şu rivâyet, delildir: “Otlakta yayılan koyun ve keçilerde kırktan yüz yirmi ye kadar bir koyun-keçi zekât gerekir. Yüz yirmi’den iki yüz’e kadar iki tane; iki yüz’den üç yüz’e kadar üç koyun-keçi zekât düşmektedir” (Tirmizî, Sünen, II, 387; İbn Mâce, Sünen, I, 574, 577).

?Ticaret için elde bulunan atlara zekât gerektiği konusunda görüş ayrılığı yoktur.
?Ticaret için olmayan atlara gelince… Ebû Hanîfe’ye göre, bunlarda da zekât gerekir. Sahibi serbesttir; dilerse, her bir at için bir dinar verir; dilerse ata değer biçerek, her iki yüz dirhem’e, ticaret mallarında olduğu gibi, beş dirhem verir.
?Hadiste şöyle buyurulur: “Her sâime (yılın yarıdan çoğunda otlakta beslenen) at için bir dinâr veya on dirhem zekât vardır” (ez-Zeylaî, Nasbü’r-Râye, II, 357 vd.; İbnül-Hümâm, a.g.e., I, 502).

?Hububât ve meyveler dışında nisabı tamamlamak için bir cins başka bir cinse eklenemez.
?Hayvanlar deve, sığır ve koyun olmak üzere üç cinstir. Bunlardan bir cins, diğerine eklenemez.
?Meyveler de başkasına eklenemez. Kuru hurma, kuru üzüme, fıstık veya fındığa ilâve edilemez
?Ancak ticaret malları nakit paralara, nakit paralar da ticaret eşyasına eklenerek nisap bulunur (İbn Kudâme, a.g.e., II, 730).