Kaçan kurbanlıklar vurularak öldürülse helal olur mu?

?Normal şartlarda keçi, koyun, sığır, manda, deve gibi evcil olan hayvanların helal olması, ihtiyari kesim yoluyla yani hayvanın boğazından kesilerek öldürülmesi ile mümkündür.

?Ancak, bu evcil hayvanlardan, vahşileşip kesilmesi imkânsız olan, kaçan ve yakalanamayan bir hayvan yaralamak suretiyle öldürmek izdirarî (zaruri) kesimdir.

?Nitekim, avlanan av hayvanlarının ateş etme sonucu aldığı yaradan ölmesi de bu hükme girer. Kuyu gibi herhangi bir yere düşen ve çıkarılıp kesilmesi mümkün olmayan hayvanın herhangi bir yerinden vurularak yaralanması, kanının bu şekilde akıtılarak öldürülmesi de zarurî kesimden sayılır ve bu şekilde kesilen hayvanların eti yenir. (el-MevyIÎ, el-İhtiyar, V, 9 vd).

?Ayrıca, bunların dışında herhangi bir darbe ile yaralanan veyahutta hasta olan hayvan ölmeden kesilirse, eti yenir.

?Kesildiği zaman herhangi bir harekette bulunması veya kanının fışkırması, henüz ölmediğini, leş olmadığını göstermekte ve etinin yenilebileceği hususunda yeterli delil sayılmaktadır.

?Bu durumda olan herhangi bir hayvan kesilince, hiçbir harekette bulunmazsa veya kan akmazsa, leş olur, etiyenilmez. (Vehbe ez-Zühaylî, el-F1khu’l-İslâmî ve Edilletuhu, Şam 1984, III, 670 vd).

(Alıntı ;İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

Rüşvet almanın ve vermenin hükmü nedir?

❌Rüşvet hadislerde de yasaklanarak rüşvet alan, veren ve bu işe aracılık eden lânetlenmiştir (İbn Mâce, ‘Ahkâm”, 2; Ebû Dâvûd, “Akiıye n, 4; TirmizÎ, “Ahkâm”, 9) (Müsned, V, 279).

Ayrıca Rasûlullah Efendimiz (s.a.s.) özelde zekât memurlarına, genelde devlet görevlilerine verilen hediyeleri “devlet malına hıyanet, ganimetten çalma” şeklinde nitelemiş, nüfuzu kötüye kullanıp menfaat temin etmenin her türlüsünü yasaklamıştır (Müsned, V, 424. Ahmed b.Hüseyin el-Beyhaki, X, 233).

❌Rüşvet dört kısım da ele alınabilir;

I- Kişinin, gerçekten hakkı olan bir șeye ulaşabilmesi için vermek zorunda bırakıldığı rüşvet. Bu veren için caiz, alan İçin haramdır.

2- Haksız kişinin, hakimin onun lehinde hüküm vermesini sağlamak İçin yada hak etmediği bir göreve tayin edilmesi için verdiği rüşvet.Bu her iki taraf İçin de haramdır.

3- Bir kimsenin, zalim idareciden zarar görmemek için, onunla arasını düzeltmek karşılığında üçüncü kişiye verdiği rüşvet. Bu veren için caiz alan için haramdır.

4- Bir kimsenin malına ve canına bir zarar vereceğinden korktuğu kişiye verdiği rüşvet. Buda veren için caiz alan için haramdır.

(Alıntı ;İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

Hizmete muhtaç olan ebeveynlerin hizmetini yapmak kız evlatlarına mı vaciptir?

➡️Anne veya baba hizmete muhtaç olduklarında, bu hizmetin yerine getirilmesi tüm çocuklara vacip olur.

➡️Çocukları ister erkek olsun ister kız olsun fark etmez, ister kendileri bu hizmeti yaparlar isterlerse de başkalarına ücretle yaptırırlar.

➡️Anne ve babanın haklarından biri de hizmete muhtaç olduklarında onlara gerekli hizmeti vermektir.

➡️El Mevsua el Fıkhiyye de 19/39 şöyle geçmektedir: ” Çocuğun babasma hizmet etmesi veya babanm çocuğundan hizmet talep etmesi, tartışmasız caizdir. Hatta bu, şer’î olarak emredilen bir husustur. Böyle gerektiğinde çocuğun babasına hizmet etmesi veya hizmet ettirilmesi vaciptir. Bu durumda da vacip olan bir şeyi yaparsa ona karşılık bir ücret talep etmesi caiz değildir.

Fakat kadının kocası onu anne-babasın hizmetinden alıkoyarsa kocanın hakkı daha önceliklidir.

Bunun yerine parası varsa bir hizmetçi tutabilir veya hizmetçinin ücretine diğer kardeşleri ile ortak olabilir. Lakin şayet kocası onu engellemiyorsa o da kardeşleriyle birlikte hizmet etmesi gerekir.

➡️Şüphesiz kişilik sahibi bir koca, eşini haftada bir veya iki defa annesinin hizmetine gitmesine engel olmaz.

➡️Diğer yandan şayet anne, özel olarak bir bakıcının hizmetine muhtaç durumda ise bu durumda bu hizmeti kızlarının yerine getirmeleri daha evladır. Özellikle kadın bir hizmetçi tutulmamışsa veya anne yabancı kadınların onu görmesini istemiyorsa kızların bu hizmeti yerine getirmeleri gerekir.

➡️Ayrıca anne ve babaya karşı gelmenin günah olduğunu, kızın annesine hizmet etmesi oğlundan daha evla olduğunu açıklamak gerekir. Özellikle yaşlı kadının avreti söz konusudur, kızın bunu görmesi erkeğin görmesinden daha münasip olacaktır.

➡️Ayrıca, şayet annesini bakacak kız evladın bulunmaması halinde erkek evlat çaresiz kalır, mesela eşinden destek alamaz, hemşire bakıcı bile tutamaz, bir dar vakit ya da imkânsızlık içinde kalırsa, hasta annenisin bu tür hizmetini zaruret gereği ve zaruret miktarı yapabilir. Ancak bu durumda, mahrem hizmetleriçin eldiven kullanma, gözünü kayırma gibi hassasiyetlere dikkat edilmesi zorunludur.

(Alıntı ; İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

Gözdeki lens abdeste engel midir?

?️Gözün içinin yıkanması ne abdestte, ne de gusüldefarz değildir.

?️Hasan bin Ziyâd’dan “İmam Azam’a (Allah onlara rahmet etsin) gözün içinin yıkanması sorulduğunda onun buna hayır cevabı verdiği” rivayet edilmiştir.

?️Üstelik gözün içine su vermekte sağlık açısından büyük zarar vardır. Hatta kör bir kimsenin dahi abdestte veya gusülde gözünü yıkama zorunluluğu yoktur.

Dolayısıyla günlük olarak olsun, ya da uzun süreli olsun kontak lens ve benzeri göz içine uygulanan eşyayı kullanmak abdeste de, gusle de mani görülmemiştir.

(Alıntı ; Ismailağa Fetva kurumu)

Süt anne ve süt babaya zekat verilir mi?

Bir kimse nesep bakımından üst ailesi dediğimiz annesine, babasına, dedesine, ninesine -ve yukarı doğru aynı tertiple olanlara- ve alt ailesi dediğimiz oğluna, kızına, torunlarına -ve aşağı doğru aynı tertiple olanlara- zekat veremez.

Ancak kişi süt annesine, süt babasına, süt oğluna ve süt kızına zekat verebilir.

Çünkü bir kimse süt bakımından akrabalığı bulunan kimselerin ihtiyaçlarını karşılamakla mükellef tutulmadığından verdiği zekatın menfaati kendisine dönmez.

Ayrıca süt akrabalığı sadece nikahı haram kılıcı bir durumdur. Bundan başka taraflar arasında hiçbir bağ oluşturmamaktadır. Örneğin; çocuk süt annesine veya süt babasına mirasçı olamaz.

(Alıntı ; Ismailağa Fetva kurumu)

Zekatı verirken zekat olduğunu söylemek şart mıdır?

✨ Zekatı alan kimsenin, aldığının zekat olduğunu bilmesi şart değildir.

✨ Bu ibadette mühim olan şey zekatı veren kimsenin fakire verdiği sırada kalbinde buna niyet etmiş olmasıdır.

✨ Hatta bunun yerine kişi zekatlık miktarı diğer mallarından çıkarıp bir kenara önceden ayırıyorsa bu ayırma esnasında zekata niyet etmesi dahi yeterli görülmüştür.

(Ismailağa Derneği)

Abdestinin bozulup bozulmadığından şüphelenen kişi ne yapmalıdır?

? Abdest aldığından emin olan kimse aldığı bu abdestin sonradan bozulduğu noktasında şüpheye düşmüşse abdestine itimat eder, şüphelenmesinden ötürü yeniden abdest alması gerekmez.

➡️Çünkü burada “kesin olan bilgi, şüpheyle ortadan kalmaz” kuralı geçerlidir. Nitekim abdest aldığından emin olan bu kişide abdestin var olduğu kesin bilgidir. Şüphelendiği şey ise aldığı abdestin sonradan bozulup bozulmadığıdır. Bu ise kesin olan abdeste zarar vermeyecektir.

? Yalnız bu hüküm, abdestinin bozulduğundan şüphelendiği sürece böyledir. Yoksa bu kimse bir şekilde abdestinin bozulduğundan emin olursa artık abdest almalıdır.

(Ismailağa Derneği)

Abdest alıp almadığından şüphe eden kimse ne yapmalıdır?

? Bir kimse ‘Benim abdestim yoktu. Acaba sonradan abdest aldım mı?’ şeklinde bir düşünceye kapılırsa onun yapacağı şey abdest almak olacaktır.

➡️Çünkü kesin olan bilgi, şüpheyle ortadan kalkmaz. Nitekim burada kişinin şüphe duyduğu şey abdest alıp almadığıdır. Emin olduğu ise öncesinde abdestsiz olduğudur. Böylelikle abdest aldığı şüphesi, kesin olan abdestsizlik durumunu değiştiremez. Dolayısıyla bu kişi şüphesine göre değil, kesin olana göre hareket edip abdest almalıdır.

(Ismailağa Derneği)

Temel ihtiyaçlar için biriktirilen paraya zekat gerekir mi?

Hanefi âlimlerinden İbn Melek, “Bir kimsenin sahip olduğu evi, aracı, silahı, elbisesi ve işinde kullandığı demirbaş aletleri gibi temel ihtiyacı olan eşyaya zekat gerekmediği gibi bu ihtiyaçlarını almak için biriktirdiği paraya da zekat gerekmez” demiştir.

ANCAK bu âlimin dışındaki tüm Hanefi Mezhebi âlimleri, yukarıdaki görüşü zayıf kabul etmiş ve “Temel ihtiyaçların bizzat kendilerine zekat gerekmez, ancak onlar için toplanan para nisap miktarına ulaşıp, üzerinden de bir sene geçerse o paranın zekatını vermek gerekir” demişlerdir.]

Deriye ve tırnaklara sürülen/takılan maddeler abdeste engel olur mu?

Abdest uzuvlarındaki deriye ve tırnaklara sürülen maddeler, eğer tabaka oluşturup yıkanması farz olan yerlere suyun ulaşmasına mani oluyorsa alınan abdest geçerli olmayacaktır.

Buradan hareketle oje, takma tırnak, deriye veya tırnak üstüne uygulanan yapıştırmalar/dövmeler hem namaz abdestine hem de gusle engel olacaktır.

Ancak sargı, alçı, platin gibi kişinin sağlığına kavuşması için önem arz eden bir takım aletlerin takılması abdeste veya gusle engel teşkil etmez. Çünkü bu, zaruri bir durumdur. Onların altına suyun ulaşmamasına bakılmaz.

(Ismailağa Derneği)