Babasının evinde yaşayan çocuk zekatla mükellef olur mu?

?Zekatın farz olması için kişide aranan şartlar şunlardır:

  1. Müslüman olmak
  2. Zekatınfarz olduğunu bilmek
  3. Akıl sahibi olmak ve buluğa ermek
  4. Hür olmak (köle statüsünde olmamak)
  5. Nisap miktarı mala sahip olmak
  6. Malını, nisap miktarından düşürecek kadar borcu bulunmamak.

?Şartlardan anlaşılacağı üzere kişinin zekatla sorumlu olmasına yaşadığı yerin bir etkisi bulunmamaktadır. Zira yetişkin her birey zekat ibadetinde müstakil değerlendirilir.

?Dolayısıyla yetişkin bir evlat; babası, annesi gibi akrabasıyla beraber yaşasa bile eğer kişisel birikim yapıyorsa o birikimi zekatlık miktara ulaştığında bu ibadetle mesul olacaktır.

(Ismailağa Derneği)

Zanaat ile meşgul olan kimselerin araç-gereçlerine zekat gerekir mi?

➡️Bir kimsenin mesleğini icra edebilmesi için gerekli olan araç ve gereçlerine zekat vermesi gerekmez.

➡️Söz konusu araç ve gereçler ne kadar kıymetli ve pahalı olursa olsun fark etmez, durum böyledir.

➡️Çünkü meslek erbabının üretim için kullanmış olduğu makineler ve bilumum araç-gereç hayatını devam ettirmek için gerekli olan havaic-i asliye (temel ihtiyaç) olarak kabul edilir.

➡️Örneğin; bir tekstilcinin üretim için kullandığı makineler, bir marangozun kullandığı tüm aletleri bu kısımdandır.

(Alıntı ; İsmail Ağa fıkıh kurulu)

Vücudunda sargı olan kimse nasıl abdest almalıdır?

✨Şayet vücudunda bulunan sargıyı çözmek yaraya zarar veriyorsa veya suyun yaraya temas etmesi yaranın iyileşmesini geciktiriyorsa sargı çözülmez.

✨Sargının altındaki yaranın etrafinı da yıkaması gerekmez.

✨Sargının dışındaki açık bulunan yerleri yıkar.

✨Nitekim Peygamber Efendimiz (Sallallûhu Aleyhi ve Sellem) den gelen bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur:

“Hazreti Ali (Radıyallâhu Anh), Uhud savaşında sancağı taşıyan kolu kırılınca Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e bu durumu arz eder. Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) de ona; ‘Sancağı sol eline al ve kolundaki sargılar Üzerine mesh et’ diye cevap verir.”

Hadisi Şerif

(Ismail Ağa fıkıh kurulu)

Pırlanta ve inci gibi takılara zekat gerekir mi?

? Zekat ibadeti yapılırken dikkat edilecek hususlardan bir tanesi, hangi mala zekat gerektiğini ve hangisine gerekmediğini iyi bilmektir.

? Sahip olduğunuz bir malın sadece çok değerli olması zekatını vermeyi gerekli kılmaz.

? Değerli taşlarla bezenmiş yüksek kıymete sahip bir pırlanta haddi zatında zekatı gerektirmez. Çünkü değerli de olsa o bir taştır.

? Ya da bileklik, kolye, küpe gibi inciden üretilmiş herhangi bir ziynet eşyanız varsa hüküm yine aynıdır, zekatını vermeniz gerekmeyecektir. Çünkü inci de bir deniz canlısının parçasıdır.

❌ Eğer onları satmak için -yani ticari amaçla- almışsanız, bu durumda ticaretini yaptığınız sürece her sene zekatını vermeniz gerekecektir.

(ismail Ağa fıkıh kurulu)

Memur kişinin, kurum elektiriğin’den Amirin/ Müdürün izni ile çay yapabilir mi? veya karşılığında kurumun eksiklikleri karşılanmasıyla olabilir mi

?Devlet dairelerinde işçi ya da memur olarak girenler, devletle (kamuyla) kendileri arasında veya özel sektörde herhangi bir iş yerinde çalışanlar, yapılan bir akit gereği iş ve hizmet üretip, karşılığında, maaş/ücret almaktadırlar.

?Çalıştığı yerde kullanılan elektrik bir kamu malı olduğu için -çay içmek vb. gibi- özel ihtiyaçlar için kullanılmamalıdır.

?Kamu malı olan elektrik kamuya hizmet üretme dışında özel ve şahsi ihtiyaçlar için bir şekilde kullanılmışsa, kullanılan elektriğin bedelinin devlete ödenmesi gerekir.

(Alıntı ;İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

Süs balık çoğaltıp satmak caizmi?

? Akvaryum ortamında doğup büyümüş dışarıda yaşama imkanı olmayan balıkların beslenmesi, gereksiz masraflarla israfa kaçmamak, vazifelerini ihmal ederek vakit israfında bulunmamak şartıyla caiz olur.

?Ancak en doğrusu, özgürlük hakkına sahip olan bu canlıların bu ortama hapsedilmesine katkıda bulunmayıp, özgürlüğüne kavuşmaları için çaba göstermektir.

(Alıntı ;İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

Sarığın ucunu sarkıtmak sünnet midir ve ne kadar uzatılmalıdır?

✨Sarığı iki omuz ortasından ve sağ taraftan sarkıtmak sünnettir.

✨Peygamber Efendimizin (s.a.s.) Hz. Ali’ye giydirdigi “es-Sehâb = Bulut” adında bir sarığı vardı. Sarığın altından takke (kalensuve) giyerdi. Takkeyi sarıksız, sarığı da takkesiz giydiği olurdu.

✨Sarık giydiği zaman ucunu iki omuzu arasından sarkıtırdı.Nitekim Amr b. Hurays (r.a.) şunu nakleder: “Allah Rasûlünü minberde, başında siyah bir sarık varken gördüm. Sarığın iki ucunu iki omuzu arasına sarkıtmıştı.” (Ebû Davûd, Libas 24; Beyhakî, es-Sünen, 3/246)

(alıntı; İsmail Hakkı Yelkenci hc.)

Hangi uyku abdest bozar?

? Hanefî mezhebinde abdesti bozan uyku; kalçanın yere iyice oturmadığı veya yan üzere yaslanarak ya da her hangi bir şeyin üzerine kapanmış olarak uyumaktır.

? Çünkü yan üzere yatmak ve benzeri hâller mafsalların gevşemesinin sebebidir.

??Ancak kalçasını yere, bir bineğin sırtına ve buna benzer bir zemine yerleştirmiş olarak oturup uyuyan bir kimsenin abdesti bozulmaz.

? Herhangi bir şeye yaslanıp, yaslandığı bu şey çekildiği takdirde düşecek olursa ve kalçaları da yerde değilse, abdesti bozulur. Çünkü bu şekilde bir yaslanma ile gevşeme hâli, nihaî noktasına ulaşır.

NAMAZDA ISE; kıyamda, rükûda veya sücutta iken veya namazın dışında bu hâllerde iken uyumak ile abdest bozulmaz. Çünkü nisbeten kendisini tutmak özelliği devam etmektedir. Çünkü tutmak özelliği olmasa idi düşerdi, dolayısıyla tam bir gevşeme hasıl olmaz. Buna dair deliller bir takım hadislerdir ki;

İbni Abbas’ın rivayet ettiği Şu hadis onlardan birisidir: “Secde hâlinde iken uyuyan bir kimse, yanı üzere yatmadığı sürece abdest gerekmez. Yan üzere yattığı takdirde ise mafsalları gevşemiş Olur.” (Ahmed bin Hanbel rivayet etmiştir, Neylü’l-Evtâr, I, 193.)

(alıntı; İsmail Hakkı Yelkenci hc.)