*SORU 24:* Ha Mim ile başlayan 7 sure suya okununca şifa olacağına dair bir kaynak var mi?

*CEVAP:*

⭐Hâ-Mîm İle Başlayan 7 Surenin Fazileti⭐

✏ Kuran-ı Kerim’de “Ha-Mim” ile başlayan 7 sure vardır. Bu sureler: Mü’min (Gafir) Suresi, Fussilet Suresi, Şura Suresi, Zuhruf Suresi, Duhan Suresi, Casiye Suresi, Ahkaf Suresi.

✏Bu sureleri okumanın fazileti hakkında bazı hadisi şerifler:

?“Ha-mim ile başlayan sureler Cennet bahçelerinden bir bahçedir.” (1)

?“Kuran-ın Ha-Mim ile başlayan sureleri yedidir. Cehennemin kapıları da yedidir. Her Ha-Mim,gelip cehennemin bir kapısına durur ve: ‘Ya Rabbi! bana inanıp iman etmiş ve beni okumuş, okumaya devam etmiş olan bu kulunu, (cehennemin) bu kapısından içeri sokma‘ diye yalvarır durur.” (2)

?”Her şeyin bir özü vardır. Kuran’ın özü ise, “Hâ-mîm’lerdir. Cennetin yüce makamlarına yükselmeyi arzu eden kimse ‘Hâ-Mîm’leri okusun. Eğer düşman ansızın saldırırsa, (onlardan korkmayın ve) ve şöyle deyin: Hâ-mîm. Lâ Yunsarûn’” (3)

?“Eğer düşman ansızın saldırırsa, (onlardan korkmayın ve) ve şöyle deyin:” ‘Hâ-mîm. Lâ Yünsarûn’ (4)

?“Hâ-Mîm’ler Kuran-ı Kerimin Süsüdür.” (5)

?“Cennetin yüce makamlarına yükselmeyi arzu eden kimse ‘Hâ-Mîm’leri okusun” (6)

?“Kim Hâ-mim Duhan sûresini geceleyin okursa, kendisi için yetmiş bin melek bağışlanma diledikleri halde sabaha kavuşur.” (7)

Kim Cuma gecesi Hâ-mim Duhan sûresini okursa günahları bağışlanır.” (8)

❗HULASA❗

?Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, mu’minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.”(Yunus, 57)

?”Biz, Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, mu’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.”(İsra, 17/82)

❗Kuran’ı Kerim’in kendisi mu’mine şifadır. Ha Mim’ler de buna dahildir. Ancak özel olarak ha mimlerin şifa olduğuna dair bir rivayet yoktur.

Dipnotlar
(1) Suyutî, Câmi’ussağir, 3/422, no.3852

(2) Suyutî, Câmi’ussağir, 3/422, no.3853; Beyhakî, Şü’abül-İmân

(3)  (Tirmizi, Fedâilu’l-Kur’an, 1605)

(4) Tirmizi, Fedâilü’l-Kur’an, 1605

(5) Tirmizi

(6) (İbnu’d-Daris, Fedailu’l-Kur’an,1/102; ed-Durru’l-Mensur, Mu’min, 40/1-3 ayetlerin tefsiri; Kenzu’l-Ummal, Hadis no: 2696; Meraği, Mu’min suresinin başlangıcı)

(7) (Tirmizi, Fedâilu’l-Kur’an, Bab 8, Hadis no: 2888)

(8) (Tirmizi, Fedâilu’l-Kur’an, Bab 8, Hadis no: 2889)

*SORU 19:* Namazda farz olan Kıraat ın miktarı ne kadardir?

*CEVAP:*
?İmam Azam’a göre bu farz olan mikdar, kıraat farz olan her rekatta, ayet kısa dahi olsa, en az bir ayettir.

Bu mikdar Kur’an okundu mu, bu farz yerine getirilmiş olur.

❗Fakat iki İmama ve İmam Azam’dan diğer bir rivayete göre, bu mikdar üç kısa ayet veya en az üç kısa ayet mikdarı olacak kadar uzun bir ayettir. İhtiyata uygun olan da budur. Bir harften veya bir kelimeden ibaret olan “Nun” ve “Müdhammetân” ayetlerinin okunması, sahih olan görüşe göre, ittifakla yeterli olmaz. Çünkü bu mikdar kıraat sayılmaz.

?Bir ayet-i kerîmeden başkasını okumaya gücü yetmeyen kimse, o ayet-i kerîmeyi İmam Azam’a göre bir rekatta bir defa okur, üç kez okumaz.

İki imama göre, üç kez tekrarlar.

❗Fakat üç ayet okumaya gücü yeten kimsenin bir ayeti üç kez tekrarlaması iki İmama göre de caiz değildir.

?”Ayetü’l-Kürsî” gibi uzun bir ayetten bir kısmını bir rekatta, diğer kısmınıda diğer rekatta okumak, sahih olan görüşe göre, yeterli olur; çünkü bunlar üçer kısa ayete denk olmuş bulunur.

Halebi, B. İ. İlmihali, Sualli Cevaplı İslam fıkhı

?Fatiha’dan sonra okunan, uzun veya kısa bir sureye yahut üç ayete veya üç ayet miktarına uygun bir ayete zamm-ı sure denir.

Üç ayetin miktarı kelime itibarı ile on kelime, harf itibarı ile otuz (30) harf olmalıdır!

R. Muhtar

?Nas suresi altı ayettir. Gerektiğinde üç ayeti birinci rekatte, diğer üç ayeti ikinci rekatte okunabilir.

❗Ayrıca uzun surelerden okumak isteyen kimse bu surelerin herhangi bir yerinden başlayarak istediği yerde de bırakabilir.

?Sabah namazının iki rekatinde toplam kırk, en fazla elli ayet okumak sünnettir.

?Öğle namazında sünnet olan, sabah namazından daha aşağı miktar okumaktır.

?İkindi ve yatsı namazında sünnet olan, yirmi ayet okumaktır.

?Akşam namazında sünnet olan, her rekatta kısa bir sure okumaktır.

?Kısa sureler, Beyyine suresinden sonraki surelerdir.

B. İ. İlmihali, Halebi

SORU 20:* Kadınlar ev işi yapmak zorunda mıdır?

*CEVAP:*
?Ev İşlerini Görme Kadının Görevidir.

?Müslüman bir ev hanımının ev işlerini kendisinin görmesi, Efendimizin ‘’Hizmetçi edinmekten daha hayırlıdır’’ dediği, bir sünnetidir.

?Kızı cennet kadınlarının nuru Fatıma (ra) ya bunu tavsiye etmiştir.

?Hz. Fatıma (ra) evinin işini görür, eşine ve çocuklarına hizmet ederdi. Ev işlerinin idaresiyle de meşgul olurdu. Çoğu zaman ev işlerinden yorgun düşerdi… Evini süpürürdü. O derece ki; üstü başı toz toprak olurdu. Ocağı yakar, elbiseleri is olurdu. Bu durumdan sıkılır dertlenirdi de.

Babası Allah Rasulu (sas)’e gidip durumu şikayet edip bir hizmetçi vermesini istemeyi düşündü, ama bundan utandı. Durumu eşi Ali b. Ebu Talib (ra) vasıtasıyla efendimize haber verdiler.

Efendimiz latif ve hassas bir üslupla onları dinledi ve ‘’Size hizmetçiden daha güzel bir şey söylesem ister misiniz? Yatağınıza girip istirahata çekilmeden evvel ikiniz de 34 defa Tekbir (Allahu Ekber), 33 defa Subhanallah, 33 defa da Elhamdulillah deyin. Bu size hizmetçiden daha hayırlıdır, buyurdular.” [4]
Sallallahu aleyhi vesellem.

أن فاطمة عليهما السلام أتت النبي صلى الله عليه وسلم تشكو إليه ما تلقى في يدها من الرحى وبلغها أنه جاءه رقيق فلم تصادفه فذكرت ذلك لعائشة فلما جاء أخبرته عائشة قال فجاءنا وقد أخذنا مضاجعنا فذهبنا نقوم فقال على مكانكما فجاء فقعد بيني وبينها حتى وجدت برد قدميه على بطني فقال ألا أدلكما على خير مما سألتما إذا أخذتما مضاجعكما أو أويتما إلى فراشكما فسبحا ثلاثا وثلاثين واحمدا ثلاثا وثلاثين وكبرا أربعا وثلاثين فهو خير لكما من خادم

❗Bu rivayeti dikkatle incelerseniz ev işlerini Peygamber (s.a.v.) in kızının bizzat kendisinin yaptığını ve Efendimizin de buna muvafakat edip hizmetçi almalarına izin de vermeyip evinin ve kocasının ve çocuklarının hizmetlerini bizzat kendisinin görmesini teşvik ettiğini göreceksiniz.

Kaynaklar
[1] el Buhari, es Sahih, H. No: 2380; Muslim, es Sahih, H. No: 3414; Ebu Davud, es Sünen, H. No: 2542; Ahmed b Hanbel, el Müsned, H. No: 5021; et Tabarani, Müsnedu’ş -Şamiyyin, H. No:2883.
[2] el Buhari, es Sahih, H. No: 4826
[3] el Buhari, es Sahih, H. No: 6632
[4] Buhari, es Sahih, H. No: 5046

*SORU 21:* Alzheimer hastası oruç tutabilir mi?

*CEVAP:*

?Alzheimer hastalığı kişinin akli melekelerini tamamen yok edip ortadan kaldırma şeklinde değerlendirilmez .

?Bazen olup biteni anlar , bazen kendini kaybeder ve etrafında neler olup bittiğini anlamaz.

?Bu tür hastalar sağlıklı olduğu günlerde oruçlarını tutarlar.

?Eğer oruç tutması halinde sağlığı daha kötü bir hale gelecek ise veya hasta olduğu için oruç tutamayacak durumda ise fidyesini öder.

? Eğer hastalık son evrelerde ise ve bütün bir Ramazanda hiç akıl etmiyorsa; o zaman oruç ile mükellef değildir. Ve fidyesinin de verilmesi gerekmez.

Din işleri Yüksek Kurulu
İsmailaga Fıkıh Kurulu

Soru 22:* Kredi kartı kullanmanın hükmü nedir?

*CEVAP:*

?Kredi kartı nakit para olmadan alışveriş yapmaya olanak sağlayan bir ödeme aracıdır.

Bankaların kredi kartı vermedeki amacı kredi kartı ile yapılan alışverişlerde üzerinden kar etmektir. Buda faiz getirisidir.

?Bankalar açısından ekstre dönemi borcunun tamamını ödeyen müşteri iyi müşteri değildir. Borcunu kredilendirerek asgari ödeme tutarını ödeyen müşteriler iyi müşteridir . Çünkü Ödenmeyen tutarlar üzerinden işleyecek faiz bankanın kârını oluşturmaktadır.

?İşte bu noktada eğer son ödeme tarihinde borcun tamamı ödenip faize bulaşma olmazsa kredi kartıyla alışverişin dini açıdan bir sakıncası yoktur.

?Fakat borç zamanında ödenmezse faize bulaşılır , nakit ve avans çekimi gibi parasal işlemlere girilirse bu haramdır.

?Bununla birlikte kredi kartı ile alışveriş yapmayı tavsiye etmeyiz. Binlerce vatandaşımızın kredi kartı borçlarından dolayı mahkemelik olduğu düşünülürse eninde sonunda faize bulaşma riski vardır.

? Kredi kartı kullanımı israfa yol açmaktadır.

?Ayrıca faizle çalışan bankalara bu yolla büyük bir finansman desteği sağlandığı da unutulmamalıdır.

Mehmet Talu H ( Ticari ve Ekonomik Fetvalar)

*SORU 23:* Kiracım fakir, bazen kira ödemiyor. Ödeyemediği kiraları zekatıma sayabilir miyim?

*CEVAP:*

?Zekat; “belli bir malın belli bir kısmını Allah Teala’nın belirlediği şahıslara temlik etmek” diye tanımlanan mâli bir ibadettir. Zekatın tanımından da anlaşılacağı üzere bu ibadette temlik yani onu fakirin mülküne geçirmek şarttır. (El Muhîtu’l Burhânî)

 ?Kiracının ödeyemediği kiralar ev sahibinin alacağı konumundadır. Alacağı düşürmek ise temlik değil ıskattır. Kişinin alacağını iskat etmesi (düşürmesi) zekat vermiş olmasını sağlamaz.

 ❗Bu meselede çare şudur: Önce ev sahibi kiracıya zekat verir. Sonra kiracı bu zekatla kira borçlarını öder.

? Sonuç aynı olsa da bu yolla, zekatın şartı olan temlik gerçekleştirilmiş olacağından zekat verilmiş sayılır .

                       Fatih Kalender Hoca

Oruçlu kimse gün içinde hastalanırsa, orucunu bozabilir mi? Bozarsa keffaret mi gerekir? Hasta olacağını tahmin eden oruç tutmasin mi?

Kendisini tecrübe etsin. Orucunu tutmaya çalışsın.

Böyle hasta olma ihtimali olanlar geceden niyet etmesin. Sabah durumuna göre iyiyse niyet eder.

Gün içinde orucu bozmayı gerektirecek kadar bir rahatsızlık olursa orucunu bozar.

Gerçi gerçekten bozulması gereken bir durumsa geceden niyet edilse de kefaret gerekmez.

Ancak geceden niyet etmesin ki orucunu bozmak durumunda kaldıgında ‘acaba kefaret gerekir mi’ diye vesvese de etmemiş olur.

Not: Şiddetli bir ağrıdan dolayı ilaç alması gerkenler hapdan önce iğne yaptırma yolunu tercih etsinler.

Zira hap ağız yolu ile alındığı için keffaret gerekebilir gerçekten bozulması gereken bir durum değilse ! Igne ise ihtilaflıdır. Hiç bir şekilde keffaret gerektirmez.

GERİ DÖNEN KUSMUK ORUCU BOZAR MI?

 İmami Ebu Yusuf; kusmuğun geriye dönmesinde ağız dolusu olup olmamasina bakiyor, iradeye bakmiyor.

Ağız dolusundan azsa ister kendiliğinden dönsün isterse kendisi yutsun oruç bozulmaz. Çoksa her iki durumda da bozulur.

İmami Muhammed de iradeye bakiyor miktara bakmıyor.

Az da olsa kendi geri döndürdüyse orucu bozar. Çok da olsa kendiliğinden döndüyse bozmaz.

Netice: Ağız dolusu kusmuğu kendi iradesiyle geri döndürdüyse ittifakla oruç bozulur.

 Ağız dolusundan az olan kusmuk kendiliğinden döndüyse ittifakla oruç bozulmaz.

İbadetlerde ihtiyat ile hareket etmek vacip oldugundan ihtilafli mevzuda ihtiyat şudur:

Kişi kusmuğu kendi iradesiyle yuttuysa İ. Muhammedin görüşüne  göre hareket edilir, az da olsa oruç bozulur.

Kendi iradesiyle yutmadiysa İ. Ebu Yusufun görüşüne göre hareket edilerek ağız dolusu olursa bozar.

Bu durumu mülteka kisaca şöyle ifade eder:

Azın iadesi (döndürülmesi), çoğun avdeti (kendiliğinden dönmesi) orucu bozar.

Orucun bozulduğu durumlarda Ramazan ayına hürmeten akşama kadar oruçlu gibi yenilip içilmez. Yemek tahrimen mekruhtur. Daha sonra kaza eder.

Ağız dolusundan kasıt: Kusmuğun ağızda tutamayacak bir miktara ulaşmasidir.

Hatta peyder pey kussa toplami agiz dolusuna ulaşacaksa agiz dolusu kabul edilir.

kusmak orucu bozarmı

KUSMAK ORUCU BOZAR MI?

Kusması kendi müdahelesi sonucunda değilse;

❗️ne kusarsa kussun

❗️ne kadar kusarsa kussun

❗️geriye birşey dönmüyorsa

orucu BOZULMAZ!

Ramazanda diş eti kanayan ne yapar?

Oruçlarını her halukarda tutar. Ama bir an evvel tedavisine bakmalı.

Tükürüğe müsavi olmayan kanın yutulması orucu bozmaz. Tadını hissetmesi değil tükürüğe müsavi olup olmaması önemli !

Kan tükürüğe müsavi ise veya galip ise kaza eder o günleri. Ama akşama kadar yemek yemez Ramazana hürmeten. Yemesi TAHRIMEN MEKRUHTUR !