?secdede ayakların durumu?
?Abdullah b. Abbas anlatıyor: Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Yedi kemik (bir rivayette yedi uzuv) üzerinde secde etmekle emrolundum: Bunlar; alın -burnuna da eliyle işaret etti.- (Böylece burun-alın bir sayıldı), iki el, iki diz ve iki ayağın kenarları (parmak uçları) dır. Bir de elbise ve saçlarımızı toplamamakla (emrolunduk).”(Buharî, Ezan, 133-134).
?Bu hadise dayanarak secdede iki ayağın veya bir ayağın parmaklarının yere konmadan secdenin geçerli olup olmadığı hususunda farklı görüşler vardır.
?Bazı alimlere göre, en az bir parmağın kıbleye yönelmesi farzdır.(Durru’l-Muhtar, 1/399-500).
?Diğer bazı alimlere göre, ayak parmağının kıbleye yöneltilmesi sünnettir, mazeretsiz terki mekruhtur.(Reddu’l-Muhtar, 1/500).
?İmam Nevevî’nin ifade ettiğine göre, Şafii mezhebinde de, adı geçen hadiste söz konusu edilen uzuvların hepsinin üzerinde secde etmenin farz veya sünnet olduğu hususunda farklı görüşler vardır. Fazr/vacip kabul edildiği takdirde, sahih olan görüşe göre, ayakların sırtını yere koymak secde için yeterli değildir.(bk. Mecmu, 3/428-431).
?- Hanefî ve Şafii mezhebinde Türkçe olarak yazılmış iki ilmihal kitabındaki ifadeleri aşağıya arz etmekte fayda vardır:
Ömer Nasuhî Bilmen hazretleri “İki ayağın veya bir ayağın parmakları yere konmadıkça secde caiz olmaz. Tercih edilen görüş budur. Bir ayağın yalnız bir parmağını ve ayağın yalnız üstünü yere koymak kâfi gelmez.” (Büyük İslam İlmihali, s.131) demek suretiyle, alimlerin bu görüşünü tercih etmiştir.
?Halil Günenç hoca efendi, secdenin sahih olmasının üş şartından biri de : “Kişinin yedi âzâ üzerine secde etmesi” olarak değerlendirmiş ve ayak parmakları konusunda şu ifadelere yer vermiştir. “Yedi âzâ şunlardır: Alın, iki diz, iki avuç, iki ayak parmaklarıdır.”(Büyük Şafii İlmihali, s.97).
?Vehbe Zuhaylî’nin değerlendirmesine göre; her dört mezhep için de, kâmil bir secde -yukarıdaki hadiste yer alan- yedi uzuv üzerine secde etmekle gerçekleşir.
?Hanefî ve Malikî mezhebine göre, alnın bir kısmını yere koymak yeterlidir. Hanefilere göre, bir ayağın yalnız bir parmağının yere konmasıyla secdenin farzı yerine gelmiş olur. Şafii ve Hanbeli mezhebine göre, hadiste söz konusu edilen yedi uzuv üzerine secde etmek vaciptir. Şafiilere göre, ayak parmaklarının iç kısmı üzerinde secde etmek gereklidir. Ayakların sırtı üzerine secde yapmak yeterli olmaz.(V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/662).
?İbn Abidin’in özetlediğine göre, ayaklarını (en az bir ayağını/onun bir parmağını) yere koymanın hükmü -farz, vacip, sünnet olmak üzere- üç ayrı şekilde değerlendirilmiştir. Bu husus, ayağın, -daha doğrusu ayak parmağının- yere basması konusundadır. Ayak parmağının kıbleye yöneltilmesi ise sünnettir, terk edilmesi mekruhtur. Özürsüz yalnız tek bir ayağını yere koymak da mekruhtur.(Durru’l-Muhtar, 1/504).
?Sonuç: Secdedeyken ayak parmaklarının kıbleye gelecek şekilde konulmasına dikkat etmekle beraber, ayakların üstünün yere değmesinin, hatta sadece bir parmağın bile yere değmesinin namaz için yeterli olacağını söyleyebiliriz.
Kadınların bıyıklarını ve bacak tüylerini alması günah mıdır?
?Hormon bozukluğu veya hastalık dolayısıyla yüzde sonradan çıkan kılların alınması caizdir
?İslâm âlimleri kadının yüzünde anormal olarak (çeşitli hormon bozukluklarından ötürü) biten kılları kadının koparabileceğini söylemiştir. Çünkü bu fıtratı değiştirmek değil, çeşitli hastalıklardan ötürü bozulan kadınlık fıtratını düzeltmek anlamını taşır. Kadın böylece kocasını süslenme arzusunu da karşılamış olur. İbn Âbidîn, bu maksatla yapılırsa müstehaptır der. Ayaklardaki, anormal kılları yolmak için de aynı şey söylenir. (İbn Âbidin VI/373)
?Hormon bozukluğu veya hastalık dolayısıyla yüzde sonradan çıkan kılların alınması caizdir. Bunun haricinde başkalarına güzel görünmek maksadıyla kaşın alınması veya inceltilmesi haramdır. Çünkü kaş yaratılışta olduğundan vücutta aza hükmündedir. Sonradan biten kıllar ise yaratılışta olmadığından bunları almak caizdir.
?Kadınların bacak kılları veya bıyık tüyleri gibi doğal olmayan, vücudun azası sayılmayan türden temizliği yapmaları caizdir. Özellikle bu tür temizliğe evli bayanların daha özen göstermesi gerekir. Çünkü kadın kocasına çekici olmalıdır.
?Böyle bir temizliği yapabilmek için kadının evli olması şart değildir. Bekâr bir kadın da kendi güzelliği için bu temizliği yapabilir. Çünkü ziynetlenmek ve güzelleşmek kadının hakkıdır. (Mehmet Talu)
Yüzük takmak / Takı kullanmak
Hanefî mezhebine göre, maddesi ne olursa olsun ihtiyaç duyulmaması halinde yüzük takılmaması daha iyidir.
Kadı, sultan ve benzeri, yüzük kullanmaya ihtiyacı olanlar için sünnettir (Eskiden yüzüğü mühür olarak kullanıyorlardı). İhtiyacı olmayanların takmaması daha faziletlidir.
Erkekler gümüş yüzük takabilirler. Sunnet olan erkeklerin takacakları yüzüğün, kadınların taktıklarına benzememesi ve ağırlığı en fazla bir miskal yani 4,009 gr. olmasidir.
Erkek için sunnet olan taşını avucun içine çevirmesidir. Kadınlar ise böyle yapmazlar. Çünkü yüzük onlar için zinet (süs)tür; erkekler içinse süs değildir.
“Demir, bakır, kurşun ve tunç gibi madenlerden yapılan yüzükler hem erkeklere hem de kadınlara mekruhtur (el-Mevsılî, a.g.e., IV, 224). Akîk ve yeşim gibi kıymetli taşlardan yapılanlar ise kadın erkek herkes için caizdir.” (Ibn Abidin, a.g.e.; V, 315).
“Yüzüğün kaşına Allah`ın, Peygamberin ya da kişinin kendi adını işletilmesi de mahzur yoktur. Fakat insan ve hayvan gibi bir canlının resminin konulması günahtır.
Kaşında Allahın ismi veya Peygamberin adının yazılı olduğu bir yüzükle helâya giren kişi, yüzüğünü gizlemelidir.
Eğer yüzük sol elinde ise taharetleneceğinde parmağından çıkarmalıdır.” (Ibn Abidin, a.g.e., V, 317).
Yüzük, her iki elin herhangi bir parmağına takılabilir. Ancak, küçük parmağa takılması sünnettir. (İbn Abidin, a.g.e.)
Guslü gerektiren haller nelerdir
?a- Zekerin [penisin] ucu, sünnet derisi altındaki yuvarlak kısım, ferce [hazneye] girince erkek de, kadın da cünüp olur.
?b- Erkekte koyu beyaz ve kadında akıcı sarı meni, ilişki, mastürbasyon gibi her ne suretle olursa olsun yerinden şehvetle kopup çıkarsa cünüp olunur.
?c- İhtilam ile, yani rüyada şehvetlenip uyandığı zaman, meni akmış olduğunu gören erkek ve kadın cünüp olur. Rüyada ilişkide bulunduğunu görür, fakat uyanınca meni akmamışsa, meni yoksa gusletmek gerekmez. Bazı âlimler kadının menisi içeri akar, ihtiyaten yıkanması iyi olur demişlerdir
?Bu Üç şekilde cünüp olunur:
?hayızdan kesilmekle
?nifastan kesilmekle
Kadınların cenaze namazı kılmaları
Cenaze namazı kılmak farzı kifayedir.
?Cenaze namazın şartı niyettir.
?Namazda kadınlar bulunsun bulunmasın imamın imamete niyet etmesi gerekmez.
?Saf tutma sırasında sünnete uygun olan; diğer namazlarsa olduğu gibi önce buluğa ermiş erkekler sonra erkek çocuklar sonrada kadınlardır. Ancak genede kadın-erkek yanyana dursalar rükû ve secdeli namazlarda olduğu gibi adamın namazı bozulmaz.
?Cenaze namazını sadece kadınlar kılsa farz yerine gelmiş olur. Lakin sadece kadınlar kılacaksa cemaat halinde değilde ayrı, ayrı kılmaları mustehaptir.
?büyük islam ilmihali?
?Not: Bu hükümlerden anlaşıldığına göre ; kadınların cenaze namazı kılmaları caiz olmakla kalmayıp bizzat farzı kifayedir.
?ancak günümüzde erkekler zaten kıldığı için farz düşer.
?Hazret-i Ali (r.a.) rivayet ediyor:
“Resulullah (a.s.m.) dışarı çıktı, bir grup kadını oturur halde gördü ve sordu:
“Burada neden oturuyorsunuz?”
“Cenazeyi bekliyoruz.”
“Cenazeyi siz mi yıkayacaksınız?”
“Hayır.”
“Cenazeyi siz mı taşıyacaksınız?”
“Hayır.”
“Cenazeyi, mezara indirenlerle birlikte mi indireceksiniz?”
“Hayır.”
“Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdular:
‘Öyle ise günah işlemiş olarak ve sevapsız olarak geri dönünüz.”(İbni Mâce, Cenâiz: 51.)
?Burada cenazeyi takibin içinde cenaze namazı yer almıyor, ancak cenazenin namaz kılınacak yere taşınarak gelmesi bulunduğundan, uygulamanın içine girmiştir.
?Hattâ bu hadis-i şerifi delil olarak getiren Hanefi mezhebi âlimleri, kadınların cenazeyi takibinin tahrimen mekruh olduğu hükmüne varmışlardır.
?Bu hadislerin devamı hadislerde ölüye ağlamanın mekruhluğuna temas edilir ve cenaze ile ilgili hadislerin tamamı gözden geçirildiğinde ?başta namaz olmak üzere, cenazenin evden alınıp defnine kadar cenaze merasimlerinde kadınların katılmamaları daha uygun ve yerinde olacağı neticesine varılmıştır.
Kadın Doğum doktoruna muayene olan kişinin gusül alması gerekirmi ?
Ön ve arka yoldan birisine parmak veya başka bir cismi sokmak guslü gerektirmez. Parmağın erkek parmağı ile kadın parmağı olması arasında bir fark yoktur. Fakat, cinsel bir lezzet almak düşüncesiyle, ön tarafa parmak sokulursa, bundan dolayı gusül gerekir.
Şöyle ki: Kadının fercine plastik âletin sokulması halinde kadın şehvet duymuşsa yıkanması gerekir, duymamışsa gerekmez.
Bunun için bir kadın, kadın hastalığından dolayı doktora muayene olurken, cinsî bir haz duyarsa bundan dolayı gusül gerekirken, cinsî haz duymazsa hiç bir şey gerekmez. Doktor kadın da olsa, erkek de olsa hüküm aynıdır. (Reddü’l-Muhtar, I/112)
Kadeh bardağında su veya meşrubat içilirmi?
?Kadeh; içki içmeye yarayan ayaklı bardak demek ve
?maalesef Müslüman sofraları bu kadehlerle süslenir oldu. .
?birde “Zaten o bir araç ama değil mi? Su için kullanılıyor veya ayran meyve suyu için. Yoksa şarapla masalarımızın ne alakası var? “Deniliyor
?İçki olan masaya oturmayız biz. Çocuklarınızı düşünün. İçki içilen bir masada otursa ve oradaki kadehlerdeki içkiyi vişne suyu, elma suyu zannetse…Nasıl bir açıklama yapacaksınız ona?
-❗Tamam çocuğum kadeh aynı ama onun içindeki haram bizim soframızdaki de kadeh ama onun içindeki helalmi diyeceksiniz
?bir hadisi Şerif’te Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vesellem “kim bir kavme benzerse onlardandır “buyurmuştur
?Bir yaz günü sofra kurulmuş her şey hazır..
Üstad Necip Fazıl Kısakürek, masanın üzerindeki içi su dolu “içki şişesi”ni görünce sorar: “Bu ne?” Cevap verir, oğlu; “Soğuk su için buzdolabına ancak bu şişeleri koyabiliyoruz…”
İtiraz eder Üstad: “Olmaz!” İzaha çalışır oğlu “Baba inan çok iyi temizledik, bol sabun ve kaynar suyla yıkadık” Üstad yine “olmaz” der ve şu ibretli sözler dökülür ağzından: “O halde oğlum; yarın bir lazımlık bulacak, bol sabun ve kaynar suyla yıkadıktan sonra çorbanı da bu lazımlıkla içeceksin! İçebilir misin? Hiçbir mahzuru da yok…
❗❗❗AMMA VELAKİN; MANTIĞIN KABUL ETSE DE, RUHUN KUSAR BU ÇORBAYI!”
Cep Telefona indirilen kurana abdestsiz dokunulurmu?
Hayızlı hanım ihlas, ayetel kürsi, felak nas gibi ayetleri okuyabilirmi?
Sırf Kur’ân-ı Kerim okumak niyetiyle bir âyetten daha az bile okuyamaz.
Ancak dua, senâ, Allah’a sığınma, zikir veya bir işe başlangıc maksadıyla Kur’ân’dan sena manası taşıyan âyetleri dua kastı ile okumak caizdir.
Fâtiha, Âyetü’l-kürsî, Felâk, Nâs ve İhlâs Sûrelerini zikir maksadıyla, Allah’ı hatırlamak düşüncesiyle okumak haram değildir.
İhlas da kendisinde Sena manası olduğu için bu dualardan biridir.
Fakat kişi dua ve Sena manasında okumakta, bu niyeti beceremeyebilir şüphesi varsa, okunmaması gerekir.